Sonpeygamber.info
Röportajlar
 

"Hadis Müslümanın Kainat Telakkisini İnşa Eder"

Mustafa Macit Karagözoğlu, Tabiûn tarafından aktarılan söz ve fiiller şeklinde tanımlanan maktû hadisler konusunda hazırladığı ve ödüle layık görülen yüksek lisans tezinde maktû hadisin tanımı ve diğer hadis kavramlarıyla ilişkisi üzerinde durmanın yanı sıra, onun rivayet literatüründeki yeri ve kullanım özellikleri hakkında bazı tespitler bulundu. Bu başarılı çalışmada maktû hadisin, yani Tabiûn görüşlerinin delil değeri ile fıkıh usulü literatüründe icmâ gibi meseleler çerçevesinde konu edildiği tartışmalar ele alınarak Tabiûn görüşüne verilen değerin sınırlarının belirlenmesi hedeflendi.


Bu kıymetli çalışmanın sahibi M. Macit Karagözoğlu kendisine yönelttiğimiz soruları cevaplandırırken önemli noktalara temas etti:


"Hadis faaliyetinin temin ettiği mühim bir olgu, Müslümanların eşyayı, kainatı, kısacası tüm bir varlık alemini kendilerine mahsus bir tarzda yorumlamaya başlamaları, yanı sıra beşerî ilişkiler sahasını bu nebevî bilgilere göre düzenlemeleridir."

--- İlahiyat alanını isteyerek mi tercih ettiniz? Neden Hadis alanını seçtiniz?


İlahiyat alanını kendim tercih ettim. Bu tercih, başka bir bölümde okuma ihtimali kalmadığından İlahiyat tahsili yapmaya duyulmuş bir mecburiyet hissinin değil, lise yıllarımdan beri söz konusu sahaya olan ilgimin bir sonucuydu. İlahiyat alanı içerisinden hadisi seçmemin ise özel bir sebebe dayandığını söyleyemem. İhtisas için bir alan seçmem gerektiğinde kendimi tüm ilim dallarına eşit mesafede hissediyordum. Mamafih hadis ilmiyle yakından ilgilenmeye başladıktan sonra bu ilmin kendine mahsus yönleri hakkında bazı tasavvurlara sahip olduğumu söyleyebilirim. Kanaatimce hadisin önemi, Hz. Peygamberin insanlık için en güzel örnek (üsve-i hasene) olmasında yatıyor. Hadis ilmi, Rasûlullah'ın bu örnekliğinin ortaya çıkarılmasında iki mühim görev icra etmiştir. Söz konusu görevlerin ilki, isnadı ve diğer kontrol mekanizmalarını kullanarak Rasûlullah'a izafe edilen bilgilerin sahihini sahih olmayanından ayırt etmek şeklinde gerçekleştirilmiştir. Böylece O'nun örnekliğe konu olan vasıfları, sözleri ve davranışları en ince ayrıntısına kadar aslına uygun şekilde muhafaza edilebilmiştir. Hadis faaliyetinin temin ettiği ikinci mühim olgu, kayda geçirilen rivayetler sayesinde Müslümanların eşyayı, kainatı, kısacası tüm bir varlık alemini kendilerine mahsus bir tarzda yorumlamaya başlamaları, yanı sıra beşerî ilişkiler sahasını bu nebevî bilgilere göre düzenlemeleridir. "Ameller niyetlere göredir.", "İnsanlara teşekkür etmeyen, Allah'a da şükretmez.", "Kendisini ilgilendirmeyen şeyleri terk etmesi, kişinin Müslümanlığının kemâlindendir." ve benzeri sözler, tarihin belli bir anında Hz. Peygamberin dilinden dökülmüş, daha sonra da muhaddisler tarafından kayda geçirilerek raflara kaldırılmış ifadeler değildir. Bu sözler, daha ilk muhataplarından itibaren muhtelif coğrafyalarda yaşamış/yaşayan Müslümanların duygu ve düşüncesine yön vermiş, davranışlarında tezahür etmiş, "Müslüman" vasfını taşıyanları diğer farklılıklarına rağmen ortak bir ahlakî paydada tutmayı sağlamıştır. Bugün Müslüman fertler, hadis-i şerifte belirtildiği gibi kendilerini doğrudan ilgilendirmeyen konulara mesafeli durmaları gerektiğine dair bir bilinç taşıyorlarsa şayet, bu bilinci Rasûl-i Ekrem'e ait herhangi bir bilginin kaybolmasına rıza göstermemiş insanlara borçluyuz.

---Hadis-Sîret araştırmaları ödülleri hakkında ne düşünüyorsunuz?


Bu ödüllerin, hadis ve sîret hakkında yapılacak çalışmaları özendirerek müsbet bir etki yapacağını, düzenli bir şekilde sürdürüldüğü takdirde bu tesirin kalıcı hale geleceğini düşünüyorum. Herhangi bir mükafat beklemeksizin, çalışılan sahaya mütevazi bir katkı olmak üzere yapılmış çalışmaların nihayette geniş bir kesim tarafından takdir edilmesi araştırmacılar için teşvik edici olduğu kadar, ilmî faaliyetin toplum nezdindeki saygınlığını artırması açısından da önem taşıyor. Yani akademik çalışmaların başka faaliyetler gibi ödüllendirilmeye değer şeyler olduğunu vurgulamak bile kendi başına takdire şayan bir iştir. Söz konusu ödüllerin araştırmacılar için daha önem taşıyan yönü ise yapılan tezlerin jürideki farklı akademisyenler tarafından okunup değerlendirilmesi ve ortaya konan mütalaaların yeni çalışmalar için ışık tutucu mahiyette olmasıdır.


"Bu ödüllerin araştırmacılar için daha önem taşıyan yönü ise yapılan tezlerin jürideki farklı akademisyenler tarafından okunup  değerlendirilmesi ve ortaya konan mütalaaların yeni çalışmalar için ışık tutucu mahiyette olmasıdır."

--- Bundan sonra yapmayı düşündüğünüz ilmî faaliyetler nelerdir?


Hadisle ilgilenen akademisyenlerin ve araştırmacıların faaliyetlerini temelde iki nokta üzerinde toplayabileceğimizi düşünüyorum. Birincisi, hicrî ikinci asrın başından itibaren kayda geçirilmiş sünnet malzemesi ile bu malzemenin sistematik şekilde incelenmesi için oluşturulmuş alt disiplinleri, ilgili terimleri, meseleleri ve muhtelif tarzlarda kaleme alınmış telifatı sıhhatli bir şekilde anlamaya dönük, tarihsel yönü ağır basan çalışmalardır. Buna, muhtelif veçheleri ve tarihî tezahürleriyle hadis geleneğini anlama çabası diyebiliriz. İkinci tür faaliyet ise yukarıdaki çalışmalar sayesinde elde edilen birikimin, yalnızca İslam ümmetine değil bir bütün olarak insanlığa samimiyetle ve anlaşılır bir dille sunulması, aktarılmasıdır. Yani sutûrda (kitaplarda) olan bilginin sudûra (gönüllere) intikalinin tazelenmesine ve toplumsal pratiğe yansıtılmasına yönelik öğretici çalışmalar yapmaktır. Bu tür çalışmalarda, zamanın seyriyle canlılığını ve toplumsal zeminini yitirmiş tarihî tartışmalardan ziyade aktüel unsurlara yer verilmesi ve modern sosyal bilimlerin belirli kayıtlarla dikkate alınması tabiîdir. İlerleyen yıllarda her iki tür çalışmanın içerisinde yer almak benim için mutluluk vesilesi olacaktır.

Image

Mustafa Macit Karagözoğlu Kimdir?
1983'te İstanbul'de doğdu. İlk ve orta öğrenimini İstanbul'da tamamladıktan sonra 2005 yılında Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden mezun oldu.  2007'de yüksek lisansını "Maktû Hadis ve Delil Değeri" başlıklı teziyle İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Temel İslam Bilimleri  Bölümü'nde tamamladı.  Halen doktora öğrenimini sürdürmekte olup Aralık 2007'den itibaren Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Hadis Anabilim Dalında araştırma görevlisi olarak çalışmaktadır. 

 

Yorumlar

 
Bu yazıya henüz yorum yapılmadı. İlk yorumu siz yapmak için tıklayın.