Dosyalar
İhtida: Din Değiştirmek mi? Fıtrata Dönmek mi?
 

"İslam'ın Sadeliğini Anlattığınızda Hemen Teslim Oluyorlar"

Malum olduğu üzere karikatür krizi Danimarka'da Hz. Peygamberle alakalı uygunsuz karikatürlerin yayınlanmasından sonra ortaya çıkmıştı. Bu olaydan sonra Danimarka'da ortaya çıkan tepkiler hakkında bilgi verir misiniz?

O çok yanlış değerlendirildi Türkiye'de ve Arap âleminde. Türkiye'deki tepkiler daha düzeyliydi.  Danimarka'da da bir yürüyüşle protesto edildi, o kadar. Çünkü büyük bir olay değildi. Bakın karikatür krizi diyoruz. Bundan yaklaşık 35-37 yıl önce Reşat Ekrem Koçu  Hz. Peygamber'i ve Hz. Aişe'yi bir çizgi romanda resmetmişti. Öfkeden çıldıracak gibi olmuştum. Düşünün Türkiye'de Müslüman geçinen ve popüler olan bir adam bunu yapıyor ve kimse de tepki vermiyordu. Danimarka'da Peygamberimizi karikatürize etmelerine şaşırmamak gerek. Gazetenin sahibi Yahudi Adam gazetenin tirajını arttırmak istiyor.  Sansasyon yaratarak ilgi çekmek istiyor. Bir sürü karikatürist buluyor ve Hz. Peygamberin karikatürünü en iğrenç şekilde çizmelerini istiyor. 15'i kabul etmiyor 5 tanesi biz yaparız diyor ve 5 tane resim var. Gazetede basılıyor, Danimarka'da teessür var ama yürüyüş falan yok. Arap âleminde ise infial yaşanıyor. Ben gazetelerde bir şeyler görüp nedir bu karikatür krizi diye sordum.

"Sıradan bir olay" dedi oğlum. "Her gün dinimize, Peygamberimize yönelik olarak senelerdir bir sürür şey yazılıp çiziliyor, ama bizimkiler dil bilmediği için farkında değiller. Ben bu kimselerle uzun süredir uğraşıyorum, bundan daha önemlileri var" dedi.

Danimarka Başbakanının özür dilemesi istendi ama kabul etmedi. Çok da haklıydı; neden dilesin? Çünkü özgürlük var orada, din ve vicdan hürriyeti var, yazma ve düşünme hürriyeti var. Müslümanların rencide olmalarından dolayı çok üzgün olduğunu ama yapmadığı bir şeyden ötürü özür dilemeyeceğini söylüyor. 11 Eylül sonrasında da Müslümanlara hep terörist gözüyle şüpheci bakıyorlardı. Ama 11 Eylülden sonra Müslüman sayısı 2 katına çıktı.

Peki sizce nedir bu kadar insanı İslam'a çeken? Danimarka'da Müslümanların durumu nedir?

Resmi rakamlara göre, İslam'ı seçen Danimarkalıların sayısı 2005'te 2500 iken 2007'de 4 bine çıkmış. 25 yıl önce İslam'a geçen ve ülkenin en ünlü imamlarından olan Danimarkalı Abdul Wahid Pedersen ise bu rakama şüpheyle yaklaşıyor: "Bu rakamı belirlemek imkansız, zaten bizim için sayının da önemi yok. Her Müslümanlığa geçen sertifika almıyor, hemen başını örtmüyor. Ama Danimarkalı mühtedilerin sayısı bu rakamdan çok daha yüksek! Sadece geçen hafta ofisimde beş kişi İslam'a geçti!" 
Müslüman olan Danimarkalıların sayısında çok ciddi ve açık bir artış olduğunu belirten Pedersen, bu seneki gibi bir yoğunluk görmediğini belirtiyor. Pedersen'e göre, İslam'ı seçenlerin profilini çıkartmak güç, çünkü din değiştirenler arasında her çeşit insan olduğunu söylüyor. "Geçen ay Müslüman olan Danimarkalıların en yaşlısı 59'unda bir doktordu, en genciyse 15 yaşında bir genç kız! Ona ailesinden biri olmadan bunun doğru olmayacağını söyledim. Ama genelde 20'li ve daha ileri yaşlardalar. Mesleği olan da var, işsiz de. Bu artışın sebebi, öncelikle aşk temelli. İkinci nedense artık insanlar çok daha fazla iç içe yaşıyor, birbirinin hayatını gözlüyor." 
Pedersen'in işaret ettiği, din değiştirmedeki üçüncü neden ise dünyadaki adaletsizliklere karşı arayış içinde olanların İslam'a yönelmesi. Afrika'da açlık ve içme suyu yokluğundan insanlar ölürken Afganistan'a milyonlarca dolarlık bomba atıldığını belirten Pedersen, İslam'la ilgili her şeyin hiçbir maddi beklentiye dayalı olmamasının da insanları çok etkilediğini ifade ediyor. Pedersen'e göre politik söylemler de önemli! "Mesela aşırı sağcı bir politikacı başörtüsünü Neonazilerin gamalı hacıyla karşılaştırdığında, bu, insanları İslam'a yakınlaştırıyor. 11 Eylül ve karikatür krizine rağmen gerçekleşen bu artışı şöyle açıklıyorum: Kötü de olsa tanıtım, hiç tanıtım yapılmamasından daha iyidir. İki olay da İslam'a yaradı."

Peygamber Efendimizin en çok hangi yönü onları etkiliyor?

Herhalde O'nun (sav) yumuşak huylu ve hakikaten mazlum bir insan olarak çektikleri. Müşrikler tarafından kendisine ve ashabına yapılan zulümler.Hep zulme uğramış bir Peygamber. Elbette bütün peygamberler zulme uğradı ama bu farklı. En son gelen bir din ve bizim zamanımıza daha yakın.. Sanırım mazlum oluşu ve bir de yaşadıkları ve yaptıkları. Kur'an'da yazılanla dindar Müslümanların yaşadıklarının örtüşmesi etkiliyor.

 

Peki Müslüman olmayanlar İslam Peygamberi hakkında ne düşünüyor?

Pek öyle menfi bir şey görmedim. Yalnız özellikle bir Müslümanla baş başa kaldıklarında soracak çok sualleri var. Mesela yaşlı bir kadınla bir hastanede beraber kaldığımız bir gün İslam'ı, başımı neden örttüğümü, Peygamberimizin nasıl bir insan olduğunu sordu. Onun anlayabileceği gibi anlatmaya çalıştım. Peygamberimizin babasız doğduğunu, annesinin erken vefat ettiğini söyleyerek onun kabullenebileceği noktaları öne çıkardım. Kadıncağız ağlamaya başladı. Çok üzüldüğünü söyleyerek O'nun bir peygamber olduğuna inandığını belirtti. Böyle çok örnek var. Birebir konuşup İslam'ın sadeliğini inceliğini anlattığınızda onlar hemen teslim oluyorlar, ama bir grup içindeyken çekiniyorlar.

İhtida ettikten sonra İslam'ı nasıl yaşıyorlar?

Müslüman olduktan sonra İslam'ı öyle yaşıyorlar ki bize parmak ısırtıyorlar. Taviz vermiyor, Rasulün dediği gibi dosdoğru bir kul oluyorlar. Bir Suriyeli hanım vardı. Binlerce kişinin hidayetine vesile oldu.


Görüşlerinizi bizimle paylaştığınız için teşekkür ederiz.


 

Yorumlar

 
Bu yazıya henüz yorum yapılmadı. İlk yorumu siz yapmak için tıklayın.