Sonpeygamber.info
Peygamber'in İzinde Gündelik Hayat
 

Mezuniyet Şölenleri İle Çatışan Ramazan'ın Mahcubiyeti

Önü ve sonu bu kadar dünyevileşme ile kuşatılmış bir Ramazan bizi nasıl melekleştirebilir? Orucun farz kılınmasının amacı olarak gösterilen takvanın kalplerimize yerleşmesi için hazlarla kuşatılmış bir ömrün -içi yine hazlarla doldurulmaya çalışılan- bir parantez arası gibi kalan Ramazanlar yeter mi? 

Ramazan girmeden önceki son günler telaşla bütün sezon sonu kutlamalarının yapıldığı günler oldu. Bunların başında da mezuniyet törenleri geldi. Anaokulu bebelerinden, ortaokul ve lise ergenlerine, oradan sakil cüppelerinin içindeki üniversitelilere varıncaya kadar herkes elinden gelenin fazlasını ortaya koyarak bu mühim başarılarını krallara layık törenlerle kutladılar. On sekizine varmamış genç kızların, acaba nişanlarında-düğünlerinde ne giyecekler dedirten abartıda kuyruklu elbiselerle havuz başlarında salındığı, ebeveynlerin ağızları kulaklarında, ellerinde kamera ile bu mühim hayat başarısını -öyle ya liseyi bitirdi çocuğu- kayda geçirmeye çalıştığı, yenilen içilen, takılan takıştırılan her şeyin alabildiğine sergilendiği partiler Ramazan'la kafa kafaya toslasa bile ilk sahur gecesinden önce -çok şükür- bitirildi. Artık abâyelerimizi giyip mukabelelere koşabilir, hangi gün, hangi mekanlarda iftar edeceğimizi planlayabiliriz. Hele bir de Ramazan'ın sonuna doğru bir umre yaptık mı dönüşte gönül rahatlığı ile yedi yıldızlı tatillerimize koşabiliriz. 

Önü ve sonu bu kadar dünyevileşme ile kuşatılmış bir Ramazan bizi nasıl melekleştirebilir? Orucun farz kılınmasının amacı olarak gösterilen takvanın kalplerimize yerleşmesi için hazlarla kuşatılmış bir ömrün -içi yine hazlarla doldurulmaya çalışılan- bir parantez arası gibi kalan Ramazanlar yeter mi? 

Mübarek gecelerin sabahı oruç tutulması da o gecenin ikramlarına mazhar olmanın sevinci sebebiyledir. Yani Müslüman sevindiğinde yemeyi içmeyi terk eder, melekleşir. 

Evvelce de başka vesilelerle bu köşede yazmış idik: Dinimizde sevinçli bir hadisenin kutlanması oruç ve namazla yapılır. Ramazan orucu da Allah'ın kullarına en büyük nimeti olan Kur'an'la müşerref oluşumuzu kutlamak içindir. Mübarek gecelerin sabahı oruç tutulması da o gecenin ikramlarına mazhar olmanın sevinci sebebiyledir. Yani Müslüman sevindiğinde yemeyi içmeyi terk eder, melekleşir. Yoksa sınırsız ikramlı (ve hatta içkili) açık büfe partiler içinde Allah saygısı taşıyan bir mü'minin kutlama biçimi değildir. 

Yüce kitabımız hayran olunacak bir kadının hayran olunacak bir mezuniyetinden bahseder. Al-i İmran Sûresi 41. ayette Hz. Meryem'e melekler şöyle seslenerek onun en büyük mezuniyeti en yüksek derece ile kazandığını müjdelerler: "Ey Meryem! Allah seni seçti ve tertemiz kıldı; seni bütün dünya kadınlarının üstünde (bir konuma) çıkardı." Böylesine muhteşem bir mezuniyeti hak etmiş olan Meryem ne yapmalı, bu mezuniyeti nasıl kutlamalıdır? Cevap hemen arkasından 43. ayette gelir: “Ey Meryem! Rabbine divan dur. Secde et ve (Onun huzurunda) rükû edenlerle beraber rükû et” 

Kur'an'la şereflenmemizi kutlamak için tuttuğumuz Ramazan orucu ve miraçda hediye edilen beş vakit namaz… Sizi her daim böyle sevinç alameti olarak görmeyi, kutlama yapar gibi ifa etmeyi istiyorum Rabbimden! Kutlamaları sıkıştırdığı için mahcup olan Ramazanları değil, bizatihi bir kutlama olan Ramazanları idrak etmek istiyorum! Biliyorum ki bunu benim yerime kimse yapamaz, yardım et ey Ramazan, tut elimden ve dönüştür beni! 

 

Yorumlar

 
Bu yazıya henüz yorum yapılmadı. İlk yorumu siz yapmak için tıklayın.