Kültür Sanat Na't / Arif Nihat Asya Seccden kumlardı... Devirlerden, diyarlardan / Gelip göklerde buluşan / Ezanların vardı! / Mescit mümin, minber mümin... / Taşardı kubbelerden Tekbir, Dolardı kubbelere 'min!'... http://www.sonpeygamber.info/na-t-arif-nihat-asya http://www.sonpeygamber.info/files/1038-arif-nihat-asya.jpg

Na't / Arif Nihat Asya

20.09.2011, Salı Kültür Sanat / Naatler
Etiketler:

Seccâden kumlardı...

....................................

Devirlerden, diyarlardan

Gelip göklerde buluşan

Ezanların vardı!

 

Mescit mü'min, minber mü'min...

Taşardı kubbelerden Tekbir,

Dolardı kubbelere "Âmin!"

 

Ve mübârek geceler, duâlarımız,

Geri gelmeyen duâlardı...

Geceler ki pırıl pırıl,

Kandillerin yanardı!

 

Kapına gelenler, ya Muhammed,

Uzaktan, yakından-

Mü'min döndüler kapından!

 

Besmele, ekmeğimizin bereketiydi;

İki dünyada aziz ümmet,

Muhammed ümmetiydi.

 

      Konsun -yine- pervazlara

            Güvercinler;

      "hû hû" lara karışsın

            Âminler...

      Mübârek akşamdır;

      Gelin ey Fâtiha'lar, Yâsin'ler!

 

Şimdi seni ananlar,

Anıyor ağlar gibi...

Ey yetimler yetimi,

Ey garipler garibi;

Düşkünlerin kanadıydın,

Yoksulların sahibi...

Nerde kaldın ey Resûl,

Nerde kaldın ey Nebi?

 

Günler, ne günlerdi, ya Muhammed;

Çağlar ne çağlardı;

Daha dünyaya gelmeden

Mü'minlerin vardı...

Ve birgün, ki gaflet

Çöller kadardı,

Halime'nin kucağında

Abdullah'ın yetimi,

Âmine'nin emaneti ağlardı!

 

Hatice'nin koncası,

Âişe'nin gülüydün.

Ümmetinin gözbebeği,

Göklerin resûlüydün...

Elçi geldin, elçiler gönderdin...

Rûhunu Allâh'a,

Elini ümmetine verdin.

Beşiğin, yurdun, yuvan

Mekke'de bunalırsan

Medine'ye göçerdin.

 

Biz dünyadan nereye

Göçelim ya Muhammed?

Yeryüzünde riyâ, inkâr, hıyânet

Altın devrini yaşıyor...

Diller, sayfalar, satırlar

(Ebû Leheb öldü) diyorlar:

Ebû Leheb ölmedi, ya Muhammed;

Ebû Cehil, kıtalar dolaşıyor!

 

Neler duydu şu dünyada

Mevlid'ine hayran kulaklarımız:

Ne adlar ezberledi, ey Nebî,

Adına alışkın dudaklarımız!

Artık, yolunu bilmiyor;

Artık, yolunu unuttu

Ayaklarımız!

Kabe'ne siyahlar

Yakışmamıştır, ya Muhammed,

Bugünkü kadar!

 

Haset, gururla savaşta;

Gurur, Kafdağı’nda derebeyi...

Onu da yaralarlar kanadından,

Gelse bir şefkat meleği...

İyiliğin türbesine

Türbedar oldu iyi!

 

Vicdanlar sakat

Çıkmadan yarına.

İyilikler getir, güzellikler getir

Adem oğullarına!

 

Şu gördüğün duvarlar ki

Kimi Tâif'tir, kimi Hayber'dir...

Fethedemedik, ya Muhammed,

Senelerdir!

 

Ne doğruluk, ne doğru;

Ne iyilik, ne iyi...

Bahçende en güzel dal,

Unuttu yemiş vermeyi...

Günahın kursağında

Haramların peteği!

 

Bayram yaptı yabanlar:

Semave'yi boşaltıp

Save'yi dolduranlar...

Atını hendeklerden -bir atlayışta-

Aşırdı aşıranlar...

Ağlasın Yesrib,

Ağlasın Selman'lar!

 

Gözleri perdeliyen toprak,

Yüzlere serptiğin topraktı...

Yere dökülmeyecekti, ey Nebi

Yabanların gözünde kalacaktı!

 

      Konsun -yine- pervazlara

            Güvercinler;

      "hû hû"lara karışsın

            Âminler...

      Mübârek akşamdır;

      Gelin ey Fâtiha'lar, Yâsin'ler!

 

Ne oldu, ey bulut,

Gölgelediğin başlar?

Hatırında mı, ey yol,

Bir aziz yolcuyla

Aşarak dağlar taşlar,

Kâfile kâfile, kervan kervan

Şimâle giden yoldaşlar?

 

Uçsuz bucaksız çöllerde,

Yine, izler gelenlerin,

Yollar gideceklerindir.

 

Şu tekbir getiren mağara,

Örümceklerin değil;

Peygamberlerindir, meleklerindir...

Örümcek ne havada,

Ne suda, ne yerdeydi...

Hakk'ı göremiyen

Gözlerdeydi!

 

Şu kutu, cinlerin mi;

Perilerin yurdu mu?

Şu yuva-ki bilinmez,

Kuşları hüdhüd müdür, güvercin mi, kumru mu?-

Kuşlarını, bir sabah,

Medine'ye uçurdu mu?

 

Ey Abva'da yatan ölü

Bahçende açtı dünyanın

En güzel gülü;

Hatıran, uyusun çöllerin

Ilık kumlarıyla örtülü!

 

Dinleyene hâlâ,

Çöller ses verir:

"Yaleyl!" susar,

Uğultular gelir.

Mersiye okur Uhud,

Kaside söyler Bedir.

Sen de, bir hac günü,

Başta Muhammed, yanında Ebûbekir;

Gidenlerin yüzbin olup dönüşünü

Destan yap, ey şehir!

 

Ebubekir'de nur, Osman'da nurlar...

Kureyş uluları karşılarında

Meydan okuyan bir Ömer bulurlar;

Ali'nin önünde kapılar açılır,

Ali'nin önünde eğilir surlar.

Bedir'de, Uhud'da, Hayber'de

Hak'kın yiğitleri, şehid olurlar...

Bir mutlu günde, ki ölüm tatlıydı;

Yerde kalmazdı ruh... kanadlıydı.

 

      Konsun -yine- pervazlara

            Güvercinler;

      "hû hû"lara karışsın

            Âminler...

      Mübârek akşamdır;

      Gelin ey Fâtiha'lar, Yâsin'ler!

 

Vicdanlar, sakat çıkmadan,

Ya Muhammed, yarına;

İyiliklerle gel, güzelliklerle gel

Âdem oğullarına!

 

Yüreklerden taşsın

Yine îmanlar!

Itrî, bestelesin Tekbîr'ini;

Evliyâ, okusun Kur'an'lar!

Ve Kur'an'ı göznuruyla çoğaltsın

Kayışzade Osmanlar!

 

Na'tini Gaalip yazsın, Mevlid'ini Süleyman'lar!

Sütunları, kemerleri, kubbeleriyle

Geri gelsin Sinan'lar!

Çarpılsın, hakîkat niyetine

Cenaze namazı kıldıranlar!

 

Gel, ey Muhammed, bahardır...

Dudaklar ardında saklı

Âminlerimiz vardır!..

Hacdan döner gibi gel;

Mi'raç'tan iner gibi gel;

Bekliyoruz yıllardır!

 

Bulutlar kanad, rüzgâr kanad;

Hızır kanad, Cibril kanad;

Nisan kanad, bahar kanad;

Ayetlerini ezber bilen

Yapraklar kanad...

Açılsın göklerin kapıları,

Açılsın perdeler, kat kat!

Çöllere dökülsün yıldızlar;

Dizilsin yollarına

Yetimler, günahsızlar!

Çöl gecelerinden, yanık

Türküler yapan kızlar

Sancağını saçlarıyla dokusun;

Bilâl-i Habeşî sustuysa

Ezanlarını Davud okusun!

 

      Konsun -yine- pervazlara

            Güvercinler;

      "hû hû"lara karışsın

            Âminler...

      Mübârek akşamdır;

      Gelin ey Fâtiha'lar, Yâsin'ler! 

 

Yorumlar

 
Bülent ŞENÖZLÜER
Bülent ŞENÖZLÜER04.01.2012
Sitenizin daha çok tanınması ve istifade edilmesi ümidiyle Allah razı olsun...
04.01.2012

 

m.tek
m.tek29.11.2011
ALLAH razı olsun.çok teşekkür ederim.bizim değerlerimizi çocuklarımız maalesef bilmiyor.umarım sizlerin çalışmalarıyla bundan sonra öğrenmeleri dileğiyle saygılarımla.
29.11.2011