Sonpeygamber.info
Peygamber'in İzinde Gündelik Hayat
 

Neden Hem Bilir Hem Yapmayız

Bedenimizin, evimizin, çevremizin bakıma ihtiyacı olduğu gibi kalbimizin, ruhumuzun, hatta imanımızın da bakıma ihtiyacı vardır. Evinize bir hafta, arabanıza birkaç ay, bahçenize bir yıl bakmasanız ne olur, bir düşünün. Görünür bakımsızlıklardan rahatsız olan gözümüz; kalplerimizin, ruhlarımızın, inançlarımızın bakımsızlığını nasıl görecek? (Başkalarının değil, kendi bakımsızlığımızın...)

Bütün varlıklarımız içinde en değerlisi imanımızdır. Bu değeri imansız bir insanın hayattaki kayıpları nasıl karşıladığına baktığımızda daha iyi anlarız.  Allah’a güvenemeyen, ahiret düşüncesi olmayan, iyiliklerin ve kötülüklerin adil-i mutlak bir zat tarafından kayıt altına alındığına ve mutlaka karşılığının verileceğine güvenemeyen bir insan hayata nasıl bakar, hayal etmeye çalışın. O zaman anlarsınız imanın ne büyük bir hazine olduğunu.

Bize huzur verecek, kalplerimizdeki panik halini yatıştıracak güç sadece imanda vardır. Bizi, her şeyi halletme, her şeyle başa çıkma savaşından kurtararak sekinete kavuşturacak; rızaya ermemizi, kendimizle ve hayatla barışmamızı sağlayacak olan şeydir iman. Bunu da elimizden tutup bizi en doğru yola sokarak yapar. Yalancı cennetlerle kandırarak değil.

Gelin görün ki iman da eskir, yıpranır, güçten kuvvetten düşer. İşini göremez hale gelir. İmanı böylesine elden ayaktan düşüren hastalıkların başında şirk gelir. Bu nedenle güçlü bir iman için öncelikle bütün şirk çeşitlerini tanımak ve inancımızı (çok da vesveseye kapılmadan) her tür şirk şaibesinden korumak gerekir.

Şirk hastalığından korunmuş bir imanın kuvvetlenmesi, kök salıp derinleşmesi için de ibadetler ve salih amellerle takviye edilmesi gerekir.

Nefsimizin çirkin hallerine (her insanın iç dünyasında potansiyel olarak var olan kötülüğe) hâkim olup geçit vermeyerek varlık alanımızda kalbimize daha geniş bir yer açmış oluruz.  Kökleri yerin derinliklerinde, dalları semayı tutmuş iman ağacımız da ona bu zemini sağladığımız zaman gelişip kuvvetlenir. İşte ancak o zaman (aynen sahabe efendilerimizde olduğu gibi) insanın dini yaşama konusundaki tek eksiği bilgi olur. Bildi mi yapar...

 

Yorumlar

 
Bu yazıya henüz yorum yapılmadı. İlk yorumu siz yapmak için tıklayın.