|
medinenin_gülü
|
 |
« : 04 Nisan, 2008, 12:15:53 » |
|
Bir ömür hayatını İslam'a vakfetmiş, Diyanet İşleri Eski Başkanı ve İstanbul Müftüsü Merhum Ömer Nasuhi Bilmen hocaefendinin sahip olduğu ilim, irfana dönmüş ve kendisini fahre (övünmeye) değil, hiçliğe götürmüştür. Cenab-ı Hakk'ın kudret ve azameti karşısında, kendi acizliğini idrak etmiş, kulluk şuurundaki hakiki alim, Allah Teala'ya şu niyazda bulunmuştur:
NİYAZ Afv et ilahi, muhtac-ı rahmetim, Gelmekteyim huzuruna yaklaştı rıhletim, Mahv eyledi hayatımı gafletle rüzgar Geçti bütün heva ile ömr-i muvakkatim Andıkça seyyiâtımı, muzlim hayatımı Yakmaktadır ömrümü âh-ı nedâmetim Lutfen beni bağışla, habib-i nezihine Lahuti bir saadete dönsün şekavetim Nurunla ruşen eyle karanlık mezarımı Dönsün rıdayı cennete hâk-i mezelletim
Günümüz Türkçesiyle
"İlahi afv et, rahmetine muhtacım. Huzuruna gelmekteyim, yolculuğum yaklaştı. Rüzgar gafletle hayatımı mahveyledi. Mahdut ömrüm, hep heva ve heveslerimle geçti. Günahlarımı ve karanlık hayatımı hatırladıkça, ömrümü pişmanlık ahı yakmaktadır. Beni, bir lutfun olarak nezih Habibi'ne (Peygamber Efendimize) bağışla. Yapmış olduğum günahlarım, manevi bir saadete dönüşsün. Nurunla, karanlık mezarımı aydınlık eyle. Hakir, değersiz toprağım bir cennet bahçesine dönsün." Amin Onun bu ihlaslı duası, geride bırakmış olduğu Büyük İslam İlmihali, Islahat-ı Fıkhiyye Kâmusu, Kur'an-ı Kerim Tefsiri... gibi nice kıymetli eserlerinin insanlarımız nezdinde bu kadar teveccühe mahzar olmasındaki hikmeti de ortaya koymaktadır. Ruhuna el-Fatiha… (Ömer Nasuhi Bilmen)
|