kardanyusuf
Yeni Katılımcı
Offline
Mesaj Sayısı: 2
|
 |
« : 12 Aralık, 2007, 12:28:21 » |
|
Efendimiz (s.a.s), Hz. Aişe Validemizin tabiriyle "Yürüyen bir Kur'an" idi. Zîra O'nun ahlâkı, Kur'an ahlakı idi. Hak Teâla Hazretleri de O'nun bu yönünü Kelamullah'ta pek çok ayetle vurgulamıştır. Bu sebeple Efendimiz (aleyhi ekmelü’t-tehâyâ), insanlarla olan ilişkilerinin merkezine Kelamulah'ı ve O'nun (c.c) emir ve öğretilerini yerleştirmiştir. Kur'an-ı Kerîm'de pek çok ayette Efendimiz'in (s.a.s) eşsiz kişiliğinden ve insanlarla olan münasebetlerinin ölçüsünden bahsedilmiştir. Bir kaç misal:
Allah'tan bir rahmet dolayısıyla, onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın onlar çevrenden dağılır giderlerdi. Öyleyse onları bağışla, onlar için bağışlanma dile… (Âl-i İmran Sûresi, 159)
Biz onların neler söylediklerini daha iyi biliriz. Sen onların üzerinde bir zorba değilsin; şu halde, Benim kesin tehdidimden korkanlara Kur'an ile öğüt ver. (Kâf Sûresi, 45)
Şanım hakkı için muhakkak ki size Resullulah'da pek güzel bir örnek vardır. Allah'a ve son güne ümit besler olup da Allah'ı çok zikreden kimseler için. (Ahzab Sûresi, 21 )
(Ey Rasûlüm!) Muhakkak ki senin için tükenmeyen bir mükâfât vardır. Şüphesiz sen büyük bir ahlâk üzeresin. (Kalem Sûresi, 3-4)
Kim Allah'a ve Peygambere itaat ederse işte onlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, sıddıklarla, şehidlerle, iyilerle birliktedir. Bunlar ne güzel arkadaştır! (Nisa Sûresi, 69)
|