|
medinenin_gülü
|
 |
« : 06 Mart, 2008, 14:10:40 » |
|
Ey Allah'ım!
elimi sana açtım, gönlümü sana sundum...
Melekleri kendimize nasıl dua ettirebiliriz? Bunun üzerinde duracağız. Meleklerin bizim için dua edeceği durumu ayet–i kerime ve hadisi şeriflerden öğreneceğiz. Hepimizin bildiği üzere dua; "müminin silahıdır." Dua; "müminin sığındığı en sağlam limandır." Müminler dua ile karanlıklardan nura çıkar. Duayı ilmi açıdan derinlemesine incelediğimizde; insanın her hâl ve hareketinde sürekli dua durumunda olduğunu görmekteyiz. Hepimizin gönlünde bir isteme hissi vardır. Bir istek, bir temenni, bir arzu... Olmasını istediğimiz şeyler olduğu gibi olmamasını istediğimiz şeyler de vardır. Bu ilk yazımızı dua ile bereketlendirelim inşallah! Duaların en güzeli olan "hayırlı kul olma" niyazı ile okurlarımızla paylaşacağız... Rabbimiz! Bizleri Habibinin şefaatinden, dostlarının himmetinden ayırma! İmam–ı Rabbani ne güzel buyuruyor: "Ya Rabbi! Sen bizleri dünya ve ahirette utandırma... Allah'ım sen Müslüman kardeşlerimize ilim, amel, ihlâs nasip eyle!"
* * * "Rabbimiz buyurdu ki, bana dua edin, sizin için (duânızı) kabul edeyim. Şüphesiz bana ibadet (duâ) etmekten kibirlenenler, pek yakında alçak olarak cehenneme gireceklerdir."(1)
* * * "Habibim De ki: "Zor zamanlarında kendisine duâ ve niyazı nız olmasaydı, Rabbim size değer verir miydi?"(2)
* * * Ebu Zerr radıyallâhu anh'dan rivayet edildiğine göre, Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem Rabbinin şöyle buyurduğunu nakletti: "Ey Âdemoğlu! Şüphesiz sen bana duâ ettiğin ve benden ümitli olduğun müddetçe, sende olan (bütün günahlara rağmen sen)'i mağfiret ederim. Ey Âdemoğlu! Muhakkak ki sen bana yeryüzünün dolusu kadar günahlarla gelsen de: bana hiç bir şeyi ortak koşmadıktan sonra, ben de seni yeryüzünün dolusu mağfiretle karşılarım."(3)
* * * Molla Cami diyor ki; "bir kimse bu kelimeleri her sabah okursa, yanmaktan, boğulmaktan ve bir şeyi çalınmaktan kurtulur." "Allah'ın ismiyle! Allah'ın dilediği olur. Hayrı Allah'tan başka hiç kimse sevk edemez, Allah'ın ismiyle! Allah'ın dilediği ne ise o olur. Kötülüğü Allah'tan başka hiç kimse açamaz. Allah'ın ismiyle! Allah ne dilerse o olur. Sizde ne nimet varsa, Allah'tandır. Allah'ın ismiyle! Allah'ın dilediği olur. Günahtan dönüş ve ibadete kuvvet ancak Allah'ın yardımıyladır."(4)
* * * Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem: "Her kim sabah namazını kıldıktan sonra, on kere İhlas–ı Şerif okursa, o gün ona İhlas'ın sevabına hiçbir günah ulaşmaz." buyurdu.(5)
* * * Vasile İbni Eska radıyallâhu anh'ın kızı Esma radıyallâhu anha şöyle buyurdu: "Babam, sabah namazını kılınca, kıbleye doğru oturur, güneş doğuncaya kadar hiç konuşmazdı. Bir kere ben, ona bu halinin sebebini sorunca, o, Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in: "Her kim sabah namazını kıldıktan sonra kimseyle konuşmadan yüz kere İhlas Suresini okursa, her İhlas Suresini okuyuşunda bir senelik günahı affolunur." buyurduğunu işittim de, onun için böyle yapıyorum, diye cevap verdi.(6)
* * * Enes radıyallâhu anh'dan rivayet edildiğine göre, Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Her kim sabah namazını cemaatle kılar da, namaz kıldığı yerde oturup, yüz kere İhlâs–ı Şerif okursa, Allah'u Teala, onunla kendisi arasındaki, Allah'tan başka kimsenin bilmeyeceği günahlarını affeder."(7)
ZENGİNLER YÜKSEK DERECELERİ VE
EBEDİ NİMETLERİ ALIP GİTTİLER...
Bera İbni Âzip radıyallâhu anh'dan rivayet edildiğine göre, Resululullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Her kim her namazın peşinden üç kere: "Kendisinden başka hiçbir ilah olmayan, Hay ve Kayyum olan, Allah'tan mağfiret dilerim ve O'na tevbe ederim." derse, harpten kaçmış en büyük günahı işlemiş de olsa, Allah–u Teala onun bütün günahını affeder.
* * * Ebu Umamete'l–Bahili radıyallâhu anh'dan rivayet edildiğine göre, Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Her kim, her namazın peşinden Âyetü'l Kürsi'yi okursa, onunla cennete girmek arasında ancak ölüm vardır." yani öldüğü gibi cennete girer.(9)
* * * Hazreti Enes radıyallahu anh'dan rivayet edildiğine göre, Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Her kim, her farz namazın ardından Âyetü'l–Kürsi'yi okursa, öteki namaza kadar maddi ve manevi bütün belalardan korunur ve buna Âyetü'l Kürsi'yi her namazın ardından okumaya ancak peygamber, sıddik veya şehid devam eder."(10)
* * * Ebu Hureyre radıyallâhu anh'dan rivayet edildiğine göre, Muhacirlerin fakirleri Resulullah sallalâhu aleyhi ve sellem'e gelerek: "Zenginler yüksek dereceleri ve ebedi nimetleri alıp gittiler bize bir şey bırakmadılar. Bizim gibi namaz kılıyorlar; bizim gibi oruç da tutuyorlar. Ayrıca paraları olduğu için Hac ve Umre yapıyorlar; cihada gidiyorlar; sadaka veriyorlar." dediler. Bunun üzerine Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem: "Size bir şey öğreteyim mi? Eğer onu yaparsanız, sizden evvel geçen ümmetlere yetişir ve sizden sonra gelecekleri geçersiniz ve sizin yaptığınız gibi yapanlardan başka hiçbir kimse sizden üstün olamaz." buyurunca, Sahabe–i Kiram: "Öğret Ya Resulallah" dediler. Resulullah: "Otuz üç kere Sübhanallahi ve'l–hamdu lillahi vallahu ekber." dersin. Ta ki, hepsinden otuz üçer oluncaya kadar" buyurdu.(11)
* * * Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Her kim, beş vakit namazın ardından şu on kelimeyi okursa, Allah–u Teala'yı kendisine karşılık verici ve kifayet edici olarak bulur." Yani Allah–u Teala o kulun bütün hacetlerini görür. O on kelimenin beşi dünya için beşi ahiret içindir. Dünya için olanlar: Dinim için Allah–u Teala bana yeter. Mühim işlerim için Allah–u Teala bana yeter. Bana karşı azanlar için Allah–u Teala bana yeter. Beni kıskananlara karşı Allah–u Teala bana yeter. Bana kötü hile yapanlar için Allah–u Teala bana yeter.
Ahiret için olanlara gelince: Ölüm zamanında Allah–u Teala bana yeter. Kabirdeki suallerde Allah–u Teala bana yeter. Mizanda Allah–u Teala bana yeter. Sıratta Allah–u Teala bana yeter. (Her yerde ve her zaman) Allah–u Teala bana yeter. Ondan başka hiçbir ilah yoktur, ancak ona güvendim ve ancak ona yönelirim."(12)
* * * Ebu Hureyre radıyallâhu anh'dan rivayet edildiğine göre, Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Her kim beş vakit namazdan sonra, yetmiş kere istiğfar ederse, işlemiş olduğu bütün günahlar bağışlanır ve hurilerden ailelerini ve cennetteki köşklerini görmedikçe dünyadan çıkmaz."(13)
* * * Ebu Umame radıyallâhu anh'dan rivayet edildiğine göre, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Her kim, gece ve gündüz, Haşr Suresinin sonunu okur da o gün veya gece ölürse muhakkak cenneti kendisine vacip kılmış olur."(14) Hazreti Enes radiyallahu anh'dan rivayet edildiğine göre, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Her kim, Haşr suresinin sonunu okur da, o gün veya gece ölürse yapmış olduğu bütün günahlar silinir."(15)
* * * Ebu Musa radıyallahu anh'dan rivayet edildiğine göre, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Her kim, sabah akşam İsrâ Suresinin son iki ayetini okursa, O gün ve gece kalbi ölmez."(16)
* * * Talk İbni Habib radıyallahu anh'dan rivayet edildiğine göre, bir kere Ebu'd–Derda 'ya, bir adam gelerek: "Ey Ebe'd–Derda! Evin yandı." dedi. O da: "Hayır! Yanmadı. Ben Resulullah'tan bir takım kelimeler işittim ki, onları gündüzün evvelinde söyleyene akşama kadar hiçbir musibet vurmaz, günün sonunda okuyanı ise, sabahlayıncaya kadar hiçbir felaket gelmez. Ben de bugün bu kelimeleri okuduğum için Allah–u Teala bana bunu yapmaz." buyurdu. Sonra gidip baktıklarında evin etrafındakiler yandığı halde eve hiçbir şey olmadığı görüldü. O kelimelerde şunlardır: "Ey Allah'ım! Sen, benim Rabbimsin. Senden başka hiçbir ilah yoktur. Ancak sana güvendim ve sen büyük olan arşın Rabbisin. Allah–u Teala ne dilerse o olur; ne dilemezse o olmaz. Günahlardan dönüş ve ibadetlere kuvvet ancak yüce ve büyük olan Allah–u Teala'nın yardımıyladır. Şüphesiz Allah–u Teala'nın her şeye gücünün yettiğini ve her şeyi ilmen kuşattığını biliyorum. Ey Allah'ım! Nefsimin şerrinden sana sığınırım. Şüphesiz ki, Rabbim dosdoğru bir yol üzeredir.(17)
* * * İbni Amr radıyallahu anh'dan rivayet edildiğine göre, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Her kim bir gün içerisinde yüz kerre: "Allah'tan başka ilah yoktur. O tektir; hiçbir ortağı yoktur; mülk ona aittir; hamd ona mahsustur." derse, kendisinden evvel yaşayanlardan kimse onu geçemez; kendisinden sonrakiler ona ulaşamaz. Ancak onun amelinden üstün amel işleyen (ondan fazla söyleyen) müstesna."(18) Hazreti Enes radiyallahu anh'dan rivayet edildiğine göre, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Şüphesiz Allah–u Teala'nın nurdan bir denizi vardır ki, onun etrafında nurdan bir dağın üzerinde, ellerinde nurdan mızraklar bulunan, nurdan melekler vardır. O denizin etrafında "Mülk ve Melekût'un (maddi ve manevi bütün âlemlerin) sahibini tespih ederiz. İzzet ve ceberut (ululuk) sahibini tespih ederiz. Hiç ölmeyecek diriyi tespih ederiz. O çok mukaddestir. Meleklerin ve ruhun (Cebrail Aleyhiselâm'ın) Rabbidir." diye tespih ederler. Her kim bu tespihi günde bir kere veya ayda bir kere yahut senede bir kere veya ömründe bir kere söylese, onun günahları denizin köpükleri veya kum taneleri kadar da fazla olsa, Allah–u Teala onun geçmiş ve gelecek bütün günahlarını mağfiret eder."(19)
Dipnotlar: 1–Mümin Sûresi:40/ 60 2–Furkan Sûresi: 25/77 3–Dârimi 2/322. Taberâni, Kitabu'd duâ: 2/791 4–Molla Cami, Nefahatü'l–Üns: 36 5–Nüzhetü'l–Mecalis: 1140 6–Taberâni: Heysemi, M. Z. 10/ 112 7–Deylemi, Kenzül–'Ummal, 2/152, H. No: 2548 8–İbni Sünni, Amelü'l–Yevmi ve'l–Leyle, 53, H. No:137 9–Nesai, Amelü'l–Yevmi ve'l–Leyle:100 10–Beyhaki, Şuabu'l–İman: 2/ 459, No:2396 11–(Buhari, Ezan 155. 11205) 12–Hakim Tirmizi 2114; Suyuti, Dürrü'l Mensür: 2/390; Kenzü'l–Ummal: 3/155 13–Deylemi, Ramu–zu'l–Ehadis No: 4991 14–İbni Adiyy; İbni Merdüye; Beyhaki, Suyuti, ed–Dürrü'l–Mensür: 8/123 15–İbni Merdüye; Suyuti, ed–Dürrü'l–Mensür 8/122 16–Deylemi, Kenzü'l–Ummal; 1/574, No:2594 17–İbni Sünni, Amelü'l–Yevmi ve'l–Leyle: 25 H. No: 57; Beyhaki, el–Esmâ ve's–Sıfat No:163 Nevevi, Ezkar:77 18–Müsned–i Ahmed, Kenzü'l–Ummal: 2/228, No:3877 19–Deylemi, Kenzü'l–Ummal, 2/218 No:3840
|