|
Hz. Peygamber'in Tarihte Emsali Olmayan Davranışları - I |
|
|
Prof. Dr. İsmail YAKIT
Günlük hayatta yapılan davranışların, başkaları tarafından aynen yapılması veya daha iyisinin gerçekleştirilmesi her zaman mümkündür. Ancak, mümtaz şahsiyetler olan peygamberler için de durum biraz farklıdır. Onlar gelecek nesilleri de dikkate alarak ümmetlerine örnek olabilecek davranışlar sergiler. Bir Peygamber'i örnek almak onu aynen taklit etmek demek değildir. Onun davranışları üzerinde düşünmek, ondaki hikmeti anlamak ve o olayı yorumlamak sonra da onu hayata geçirmektir.
|
|
Devamı...
|
|
HZ. PEYGAMBER GİBİ ÇALIŞMAK |
|
Doç. Dr. Mustafa Karataş
Allah Rasûlu Muhammed (sav) gerek sözü ile, gerekse yaşayışı ile insanlığa örnek olmuştur. Çalışma ve gayret konusunda da O'nun pek çok ibretli sözü mevcuttur. Fakat bu hususta bizzat yaşayarak anlatmak istedikleri, sözlerinden çok daha fazladır. Çünkü O (sav), yapmadığını söylemez; bir şeyi tavsiye veya emretmişse, muhakkak kendisi tatbik eder ve öyle söylerdi.
|
|
Devamı...
|
|
|
Peygamber Efendimiz'in Bir Günü |
|
Prof. Dr. Abdulhakim Yüce
Normal bir ömür yaşamış her hangi bir insanın hayatından yirmi dört saatlik kısa bir dilimi, yani 'bir gün'ü anlatmak, o kişiyi tanıtma adına ciddi yetersizlikler taşır. Zira yaşanan günlerin hemen hiç biri diğeriyle aynı değildir.
|
|
Devamı...
|
|
|
PEYGAMBER DE AĞLAR |
|
Meral Günel
Hicretin onuncu yılında, Peygamberimiz'in, Mariye'den doğan oğlu İbrahim vefat etti. Vefat ettiğinde on altı (bir rivayete göre ise on sekiz) aylıktı ve süt annesinin evinde kalıyordu.
|
|
Devamı...
|
|
|
HZ. PEYGAMBER HANGİ İSİMLERİ DEĞİŞTİRDİ? |
|
|
Yrd. Doç. Dr. Cemal Ağırman
İsim, sahibinin tanınmasını sağlayan ve kendisini diğer bireylerden ayıran en belirgin semboldür. Buna bağlı olarak kişinin ömründe en çok duyacağı sözcük kendi adı olmaktadır. Bu sebeple herkes kendi adının güzel olmasını ister.
İslamiyet'te ad koyarken güzel isim seçme titizliğine, isim vermede Hz. Peygamberin bizatihi kendisinin fiilî1 olarak gösterdiği titizliğin yanı sıra, "Siz kıyamet gününde hem kendi adınızla, hem de babalarınızın adıyla çağırılacaksınız; bu sebeple kendinize güzel adlar koyunuz."2 şeklindeki sözlü uyarısı da etkin rol oynamıştır. Hadîs-i şerif, ad vermenin aynı zamanda uhrevî boyutunun bulunduğunu göstermektedir.
|
|
Devamı...
|
|
|
HZ. PEYGAMBER VE ÖRNEKLİĞİNİN MAHİYETİ |
|
|
Prof. Dr. Raşit Küçük
Rasûlullah'ın hayatı, her sınıftaki insan topluluklarına ve insanoğlunun her bir ferdine her zaman en güzel örnek teşkil ettiğinin sayısız örnekleriyle doludur. Onun hayatı, üstün ahlâkın, güzel âdetlerin, asil ve mutedil duyguların ve insanlığı şehvet bataklığına düşmekten kurtaran üstün meziyetlerin hâkim olduğu bir hayattır.
|
|
Devamı...
|
|
|
TAKLİT Mİ, MODEL ALMAK MI? |
|
|
Yrd. Doç. Dr. A. Hümeyra Aslantürk
Peygamberin yaşama tarzı ve ahlâkî seviyesi, tebliğ ettiği dinin kabulü ve yayılması bakımından önemlidir. Hz. Muhammed (sav)'in peygamber olmadan evvel sahip olduğu bir takım güzel hasletlerle, peygamberliği süresince tebliğ edip şahsında örneklendirdiği hasletler arasında herhangi bir tezat görülmemektedir. Bu da O'nun ahlâkının Kur'ân'ın işaret ettiği ahlâka uygunluğu anlamını taşımaktadır. Meselâ; çevresinde dürüstlüğü, doğru sözlülüğü ve sözünde durmasıyla şöhret bulduğu için daha peygamber olmadan kendisine "Muhammedü'l-Emîn" denilmişti.
|
|
Devamı...
|
|
|
BİR VADİ BAĞIŞLAMAK |
|
|
Meral Günel
Model insan olarak Hz. Peygamber, sözleri ve uygulamaları ile Müslümanlara günlük yaşamda rehberlik edecek davranış örnekleri sergilemiş ve ashabının inanılmaz çabası sonucu bunlar kaydedilerek sonraki nesillere de yol göstermeye devam etmiştir.
|
|
Devamı...
|
|
|
İNSANLARA DEĞER VERMESİ |
|
|
Meral Günel
Ebû Hureyre (ra)’den rivayet edildiğine göre siyah bir kadın –veya siyah bir genç- Mescid-i Nebevî’yi süpürürdü. Bir ara Rasûlullah onu göremeyince nerede olduğunu sordu.
-“Öldü”, dediler. Hz. Peygamber :
-“Bana haber verseydiniz ya!” buyurdu.
|
|
Devamı...
|
|
|
HZ. PEYGAMBER'İN UYGULAMALARINDA İNANÇ HÜRRİYETİ |
|
|
Doç. Dr. Adem Apak
Kur'ân-ı Kerîm'in pek çok yerinde akletme, akıl yürütme, düşünme, tefekkür etme fiillerini öğütleyen pek çok âyet vardır. Bu âyetlerde verilmek istenen mesaj, insanların hiç bir baskı ve zorlama olmaksızın akılları vasıtasıyla düşünmeleri, hadiseleri değerlendirmeleri ve doğruyu ancak kendi zihnî gayretleriyle bulmalarıdır. Fakat bir fikrin/inancın sadece zihinde, düşünce seviyesinde kalması bir anlam ifade etmez.
|
|
Devamı...
|
|
|
|