|
EHL-İ BEDİR |
|
Ehl-i Bedir (Ashâb-ı Bedir), hicretin 2. senesinde Müslümanlarla Mekkeli müşrikler arasında Bedir mevkiinde meydana gelen ve İslâm Târihi’nin ilk büyük savaşı olarak bilinen Bedir Savaşı’na katılan sahâbîlere verilen genel isimdir.
Bedir Savaşı ikinci hicrî yılın Ramazan ayının on yedisinde cereyân etmiştir. O sıralarda Mekkeli müşriklere âit kıymetli ticâret mallarını taşıyan ve Müslümanlarla savaş hazırlığında kullanılacak olan bir kervanı vurmak üzere Medîne’den yola çıkan 300-310 kişilik Müslüman kuvvet, kervanın yolunu değiştirerek Mekke’ye kaçması ve müşriklerin 900-1000 kişi civârında bir orduyla Bedir’e doğru yola çıkması üzerine onlarla karşılaşmıştır.
|
|
Devamı...
|
|
|
ENSAR |
|
|
Ensar, Arapça “çok yardım edenler” mânâsındadır. Bu topluluktan bir kişiyi ifâde etmek üzere “ensârî” kelimesi kullanılır. Terim olarak ise ensar, Mekke’den Medîne’ye hicret ettikleri zaman Hz. Peygamber ve muhâcirlere kucak açıp tüm imkânlarıyla onlara yardım eden Medîneli Müslümanları ifâde eder. Ensar, Evs ve Hazrec adında iki kardeş kabîleden oluşur. İslâm’dan önceki devirlerde bu iki kabîlenin iç savaşlarda sık sık karşı karşıya geldikleri kaynaklarda kaydedilmektedir. |
|
Devamı...
|
|
|
MUHÂCİR |
|
|
Muhâcir, “bir yeri terkeden, ülkesinden ayrılıp başka bir yere göç eden kişi” mânâsına gelir. Çoğulu olan “muhâcirûn” ise, terim olarak, Hz. Peygamber’in İslâm’ı tebliğ etmeye başlamasından sonra ona îmân eden, îmân ettiği için de Mekkeli müşriklerin önce baskılarına sonra da zulüm ve işkencelerine mâruz kalan, bu zulüm ve işkencelerin tahammül edilmez bir hâl alması ve İslâm’ın da tebliğ edilemez bir duruma gelmesi üzerine Mekke’yi terk eden ve özellikle Medîne’ye göç eden Müslümanları ifâde eder. |
|
Devamı...
|
|
|
MUKSİRÛN |
|
|
Muksir, Arapça, “sayıca çok olmak, artmak” anlamına gelen “kesret” kelimesinden türeyen bir kelime olup çoğulu “muksirûn”dur. Muksirûn terimi, hadis ilmi açısından, binin üzerinde hadis rivayet eden sahâbîleri ifâde etmektedir. |
|
Devamı...
|
|
|
ASHÂB-I SUFFE |
|
|
Ashâb-ı Suffe, Arapça “sâhipler, arkadaşlar” mânâlarına gelen “ashap” kelimesiyle, “eyvan, sed, sofa” gibi mânâlara gelen “suffe” kelimesinden oluşmuş bir tâbirdir.
|
|
Devamı...
|
|
|
PEYGAMBER EĞİTİMİNDE YETİŞEN GENÇ SAHABİLERDEN BAZILARINI TANIYALIM |
|
|
CAFER B. EBİ TALİP
ÜSAME B. ZEYD
MUS'AB B. UMEYR
ERKAM B. EBİ'L-ERKAM
MUAZ B. CEBEL
ESMA BİNT EBİ BEKR
HZ. AİŞE
|
|
Devamı...
|
|
|