MUALLİM PEYGAMBER PDF
Prof. Dr. M. Şevki Aydın   

Eğitim Yöntemleri

Peygamber’in yürüttüğü eğitim-öğretim faaliyetinin olağanüstü etkililiğinin temelinde, sunulan muhtevanın doğruluğunun yattığı bir gerçek. Ancak, bunun kadar, o muhtevanın sunuluş biçiminin doğru ve uygun oluşunun da etkili olduğu unutulmamalıdır. Peygamber’in sadece “ne” yi öğrettiğine değil, “kim”e, “nasıl” öğrettiğine de dikkat etmemiz gerekir. O, öğretmek istediği esasları “kime” “nasıl” öğreteceğini de özenle belirtiyordu. Onun öğretiminde, rasgelelik görülmemektedir.

Çağdaş eğitim bilimcilerin ortaya koydukları eğitim-öğretim ilke ve yöntemlerinin temellerini Peygamber’in eğitim-öğretim uygulamalarında görebiliyoruz. Sözgelimi,

  • Muhatabı iyi tanıyıp öğretimi ona, onun seviyesine göre düzenleme,
  • Muhataba son derece hoşgörülü davranma,
  • Her bakımdan sevdirme, nefret ettirmeme/bıktırmama/usandırmama,
  • Öğretim konusuna karşı muhatapta ilgi ve ihtiyaç uyandırma ve öğretimi, bunları karşılayacak şekilde gerçekleştirme,
  • İnsanı aklıyla, ruhuyla, duyguları ve bedeniyle bir bütün kabul edip onun her bakımdan gelişimini ve ihtiyaçlarını göz önünde bulundurma,
  • Muhatabı, düşünen, araştıran, soruşturan konuma getirme,
  • Soyut bilgileri örnek olaylarla somutlaştırma,
  • Jestleriyle, mimikleriyle, konuşma biçimiyle muhatap karşısında en uygun tutumu takınma,
  • Öğretimi pekiştirme gibi esasların, Peygamber’in eğitim-öğretiminde en iyi şekilde uygulandıklarını müşahede ediyoruz.31

Bütün bunların ötesinde o, inandığı, içtenlikle bağlandığı ve bizzat yaşadığı hususları öğretim konusu yapıyordu; tutum ve davranışlarıyla örnek oluyor, öğrettiği bilgilerin hayata nasıl yansıyacağını somut biçimde gösteriyordu. Öğretmen olarak görevlendirdiği kişiler de, öğretmenlik bilgi ve becerileri bakımından olduğu kadar kişilik nitelikleriyle de kaliteli kimselerdi. Esasen bildiklerini başkalarıyla paylaşmakla yükümlü tutulan her müslümanın, ancak kendisinin içtenlikle benimseyip yaşadığı hususları başkalarına tavsiye etmesi istenmektedir.32

Peygamber’in eğitim-öğretimdeki fevkalâde başarısında, kendisinin ve tayin ettiği öğretmenlerinin olgun kişiliklerinin, tutum ve davranışlarıyla örnek oluşlarının büyük etkisi olduğu, tartışma götürmez bir gerçektir. Bu olgu, çağdaş eğitim bilimcilerce de kabul edilmektedir. Nitekim, davranış bilimleri, öğretmenin tutum ve davranışlarından, öğrencinin özellikle etkilendiğini ortaya koymaktadır. Öğretmenin fikrî tutumu, duygusal tepkileri, çeşitli alışkanlıkları, jestleri, mimikleri, öğrenciyi etkilemekte; onun kişiliğinin oluşumunu ve gelişimini biçimlendirmektedir. Çoğu zaman öğrenci, öğretmenin anlattıklarından çok konuya yaklaşımına dikkat etmekte ve onun olayları yorumlama biçiminden etkilenmektedir. Öğretmenin ne dediğinden daha çok ne olduğuna öğrenciler dikkat etmektedir. Öğretmenin kişiliği itibariyle öğrencideki etkisi, okuttuğu derslerin sınırlarını çok aşmaktadır. Kısacası, öğrencilerin nitelikleri ile öğretmenin nitelikleri benzerlik arz etmektedir.33Bu etki o kadar ileri boyutlara varabilmiştir ki, bütün bir sınıfın, kişiliğini takdir ettikleri öğretmenlerin “etkisiyle ve onlara benzemek için öğretmenlik mesleğini seçmiş” oldukları bile görülmüştür.34

Bu anlatılanlarla şunu vurgulamak istiyorum: “Ben ancak öğretmen olarak gönderildim”35buyuran Peygamber, mükemmel bir öğretmendi. Yürütmekte olduğu eğitim-öğretim faaliyetini en verimli, en başarılı ve en güzel biçimde yerine getirdi.  Muaviye diyor ki, “Anam babam Resulullah’a feda olsun! Hiç bir zaman ondan daha güzel öğretmen görmedim.”36O, öğretmenlik konusunda da, insanlar için güzel bir örnektir.

Bu noktada akla şu soru gelebilir: “Ümmî bir peygamber,37son derece karmaşık bir faaliyet olan eğitim-öğretim işini, nasıl böylesine mükemmel ölçülerde yerine getirebiliyor?” Çünkü öğretmenlik başlı başına bir uzmanlık alanı; özel yetenek, bilgi ve beceri gerektiren bir meslek. Sıradan her insan öğretmen olamadığı gibi, bu yönde eğitim görüp gerekli özel bilgileri almış olan herkes de başarılı öğretmenlik yapamamaktadır. Üstelik bu söylediklerimiz, yalnız bir dalda belli bir öğretim düzeyinde öğretmenlik yapacak olanlarla ilgilidir. Oysa Peygamber’in eğitim-öğretim faaliyeti, çok geniş alanı kapsıyordu; bu görevini fırsat bulduğu her zaman ve her yerde yerine getirmek zorundaydı; her yaştan ve her düzeyden insan, onun eğitim-öğretiminin etkinlik alanı içindeydi. Bu nedenle onun yürüttüğü eğitim-öğretim faaliyeti, çok daha karmaşık bir yapıya sahipti, zorlukları daha çoktu. Böylesine ağır ve hassas işi, ancak son derece ehliyet ve liyakat sahipleri, gereğince yapabilir. Onun için, Peygamber’in, “en güzel öğretmen” olarak görevini başarıyla yerine getirmiş olması, ister istemez, onun bu yönde özel eğitimden geçirilmiş olduğunu düşündürmektedir.

Hem Peygamber’in hayatı, hem de Kur'ân ve hadisler, onun bu görev için yaratılıştan yetenekli olduğunu ve özel olarak da yetiştirildiğini kanıtlamaktadır: O, çevresinin kültür merkezi konumunda olan Mekke’de ileri gelen bir ailede dünyaya gözlerini açtı. Çevresinden özel ilgi gördü. Daha sağlıklı olması ve dilini en güzel biçimde geliştirmesi için sahrada süt anneye verildi. Parlak zekâsıyla, üstün yetenekleriyle hep dikkatleri çekti. Peygamber olmadan önce de tertemiz bir hayat yaşadı. Akl-ı selimin kabul etmediği hiçbir geleneği benimsemedi. Herkesin parmakla gösterdiği bir insan olarak hayatını sürdürdü. Zaman zaman iradesi dışında gizli bir elin, onu kötülüklerden koruduğu da görüldü.38  Amcasının yanında ve ayrı olarak seyahatler yaptı, ticaretle uğraştı; insanları ve hayatı çok iyi tanıdı. Zaman zaman uzlete çekilerek düşüncede derinleşti.

Bazı âyetlerde Allah’ın, Peygamber’e özel ihsanlarda bulunduğu belirtiliyor. İnşirah suresinde, özel bir yöntemle Allah’ın Peygamber’e ilim ve hikmet kazandırdığı ifade ediliyor.39Başka âyette, Allah, ona, bilmediklerini öğrettiğini belirtiyor.40 Daha bir çok âyet, Peygamber’in Allah tarafından yetiştirildiğine işaret etmektedir. Kaldı ki, Peygamber’in kendisi de bunu açıkça ifade ediyor: “Beni Rabbim eğitti; eğitimimi güzel biçimde gerçekleştirdi.”41Ayrıca, Peygamber’in tebliğ görevini yerine getirirken nelere dikkat etmesi gerektiği konusunda da, Kur’an âyetleri yolunu aydınlatmaktadır.”42Bu durum, öğretmenliğin, sıradan her insanın üstlenip yerine getirebileceği basit bir iş olmadığı mesajını bize vermektedir.