Hadislerin yazılmasıyla ilgili rivayetlerin incelendiği bu araştırmada Hz. Peygamber'in hadisleri yazmayı yasakladığını bildiren rivayetlerden sadece Ebû Saîd el-Hudrî naklinin sahih, hadislerin yazılmasına izin verdiğini ifade eden rivayetlerin ise çoğunun sahih olduğu tespit edilmiştir. Hz. Peygamber'in Kur'ân için vahiy kâtipleri edindiği gibi sünnet için de sünnet kâtipleri edinmediği, Kur'ân'ın tamamını yazdırdığı gibi sünnetin de bütününü yazdırmadığı tarihî bir gerçektir. Ancak bu hiçbir şekilde hadis yazdırmadığı veya yazılmasına izin vermediği anlamına gelmemektedir. Bu itibarla hadislerin yazıldığını ifade eden rivayetlerin az olduğu, Hz. Peygamber devrinde hadislerin yazılmasına müsaade edilmediği, onun kendisinden sonra yazılı olarak sadece Kur'ân'ı bıraktığı gibi iddialar manasızlık hudutlarına varan şüpheden başka bir şey olamaz. Zira Hz. Peygamber'in hadislerin yazılmasına müsaade ettiğini ifade eden sahih rivayetlerin yanında sahabenin yazdığı bir kısım hadis metinlerinin günümüze ulaştığı inkâr edilemeyecek bir gerçektir.
Hadislerin yazılmasını yasaklayan rivayet sahih ise de, Hz. Peygamber'in bizzat kendisinin hadislerini yazdırması, sahâbenin hadisleri yazmasına izin vermesi söz konusu yasağın belirli bir amaca yönelik olduğunu göstermektedir. İstisnalar bir tarafa bırakılırsa yasağın Kur'ân'la hadisin karıştırılmasını önlemeyi amaçladığı şeklindeki açıklamanın söz konusu hadisler arasındaki ihtilâfı çözme önerilerinde müşterek ve isabetli noktayı oluşturduğu söylenebilir. Kur'ân'la hadisin aynı sayfaya yazılması durumunda karıştırma ihtimalinin daha yüksek olması, yasağın öncelikli olarak böyle bir yazımı engellemeye yönelik olduğunu göstermektedir. Şu halde Hz. Peygamber'in hadislerin yazılmasıyla ilgili takip ettiği tutumunu "Kur'ân'la karıştırılmaması şartıyla hadislerin yazılmasına izin vermek" şeklinde özetlemek mümkündür.