| Mevlid-i Şerîf |
|
Yorumları Göster (0) - Konuya Yorum Ekle
|
Mevlid-i şerîf, 1351'de doğduğu tahmin edilen Süleyman Çelebi'nin yazmış olduğu Hz. Peygamber'in hayatını safha safha anlatan "Vesîletü'n necât" (Kurtuluş vesîlesi) adını verdiği manzum bir eserdir. Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)'in diğer peygamberlerden farkı olmadığı şeklindeki ifadelere içerleyerek, O'na duyulan sevgiyi en güzel şekilde anlatabileceği bu eseri yazmıştır. Mevlid-i şerîf, 1351'de doğduğu tahmin edilen Süleyman Çelebi'nin yazmış olduğu Hz. Peygamber'in hayatını safha safha anlatan "Vesîletü'n necât" (Kurtuluş vesîlesi) adını verdiği manzum bir eserdir. Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)'in diğer peygamberlerden farkı olmadığı şeklindeki ifadelere içerleyerek, O'na duyulan sevgiyi en güzel şekilde anlatabileceği bu eseri yazmıştır. Mübarek gecelerde, doğumlarda, düğünlerde, çeşitli merasimlerde tevşihlerle ve Kur'an tilâvetleriyle süslenerek mûsikî nağmeleriyle okunması güzel bir âdet olarak yerleşmiştir. Mevlid-i şerîf bestelenmiş ve bestesi de uzun bir müddet okunmuş olmakla birlikte irticâlen, her defasında farklı güzelliklerde okunması daha câzip olduğundan belli bir süre sonra bu beste unutulmuştur. Tahminen o beste de icrâ edilen makamlardan oluşmaktaydı. Altı bölümdür. Bölümlere "bahir" adı verilir. Mevlid okuyanlara "mevlidhân" denir. Uzunluğundan dolayı ve âhenk değişikliği olması aşısından birkaç mevlidhân tarafından okunur. Mevlid-i Şerîf'e Kur'ân-ı Kerîm tilâvetiyle başlanır. Bazı bahirler kendi içinde de bölümlere ayrılmakla birlikte okunması gelenekleşmiş olan bahirler şunlardır: Tevhid Bahri: Cenâb-ı Allah'ın varlığını, birliğini, kudretini anlatır. O'nu zikretmenin öneminden bahseder. Sabâ, bestenigâr, şevkutarab gibi makamlarla icrâ edilir. Öncesinde bu makamlardan tevşih okunur. Nûr Bahri: Cenâb-ı Allah'ın "nur"unun önce Hz. Âdem'e ve sırasıyla diğer peygamberlere en son da Efendimiz (S.A.V.)'e naklolunmasını anlatır. Hicaz makâmında okunur. Öncesinde hicaz makamıyla karar veren bir Kur'ân-ı Kerîm okunur ve hicaz makamında bir tevşih veyâ ilâhi okunur. Velâdet Bahri: Efendimiz (S.A.V.)'in doğumunu, doğumundan itibaren gelişen olağanüstü halleri âdetâ sahneler. Rast makâmıyla okunur. Öncesinde Efendimiz(S.A.V.)'in doğumuyla alâkalı rast bir tevşih, aralarında da salât ü selamlarla süslenir. Merhaba Bahri: Hz. Peygamber(S.A.V.)'in dünyayı teşrîfini müteakip O'na en güzel şekilde merhabâ (hoş geldin) diyen, O'nun şefâatini dileyen ifâdeler bulunan bir bahirdir. Uşşak makâmıyla icrâ edilir. Yine uşşak ve benzeri makamlardan (beyâtî, ısfahan, hüseynî, muhayyer) tevşihlerle süslenir. Mi'râc Bahri: Efendimiz (S.A.V.)'in mi'râc mu'cizesini anlatır. Uzun olmasından dolayı bâzen iki bölüm halinde iki icracı tarafından okunur.Hüzzam makamıyla icrâ edilir ve öncesinde mi'racdan bahseden hüzzam makâmında bir tevşih okunur. Tevşih eviç makamında da olabilir ancak o takdirde mevlidhân bahire girerken makam çeşnisini hüzzam makâmına getirmesi gerekir. Münâcât Bahri: Okunması gelenekleşmiş olan son bahirdir. Cenâb-ı Allah'a münâcâtı, bağışlanmayı ihtivâ eder. Mi'rac bahrinin sonundan hüzzam makamından alınarak sonuna doğru sabâ ve hüseynî makamlarına geçilerek bu makamla bitirilir. Sonunda yine Kur'ân-ı Kerîm okunur. Duâ edilerek bitirilir. Bütün bahirlerde makam icrâları esnâsında farklı makam geçkileri yapılabilir ve konularla alâkalı kasideler ve salât ü selâmlarla süslenir. |


Online Dinle








