| Prof. Dr. Ali Bardakoğlu: " Kadınsız, Çocuksuz ve Gençsiz Cemaat Eksiktir" |
|
Yorumları Göster (0) - Konuya Yorum Ekle
|
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu Ramazan ayı hakkında önemli mesajlar verdi. oruç ibadetinin aç kalmaktan ibaret olmadığına hadislerden örnekler vererek dikkat çeken Bardakoğlu, camilerde çocuklar, kadınlar ve engellilere pozitif ayrımcılık yapılması gerektiğini bildirdi. Akşam gazetesine konuşan Bardakoğlu'nun mesajlarının satırbaşları şu şekildeydi: Ötekinin Halini Anlamamız Gerekiyor Ramazanda paylaşma duygusunun gelişmesi lazım. Ötekinin halini anlamamız gerekiyor. Aslında öteki kavramını da kaldırmak lazım. Hepimizin Adem'in çocukları olduğumuzu fark etmemiz gerekiyor. Din, dil, ırk, cinsiyet, bölge, kültür ayrımı kaldırıp yavaş yavaş her insanın değerli olduğunu yerleştirmek gerek. Ama bu o kadar zor ki, dünyada en çok konuşulan konu, insan sevgisi ve barış. En fazla fark edilmeyen de aynı. Din tartışarak değil dini daha derinden anlayarak Ramazan ayını geçirmeyi arzu ediyorum. Camilerde Pozitif Ayrımcılık Şart Camilerde çocuklara, kadınlara, engellilere tahammülü artırmamız lazım. İstanbul'da bile kadınlar camiye fazlaca rağbet ettiği zaman erkekler tarafından yadırgandığını fark ediyoruz. Elimde sihirli değnek yok. ‘Kadınsız, çocuksuz, gençsiz cemaat eksiktir' diyorum ben ama zihniyetler hemen değişmiyor. Teravih kılınırken çocukların camide koşuşturması ayrı bir renktir, kimse onlara kızmasın. Kadınlara, gençlere, çocuklara ve engellilere pozitif ayrımcılık istiyoruz. Bayram namazlarına, cuma namazlarına kadınların iştiraki yaygın değil. Bunu sağlamalıyız. Aslında cami buluşma, aydınlanma yerlerinden biri. Camiyi ortaklaşa ve daha geniş zamanda farklı faaliyetler için kullanmalıyız. Nimetin Kadri Bilinsin Ramazan, oruç ibadeti ile bilinen bir ay. Oruç denince aklımıza açlık geliyor ama öyle değil. Oruç bir defa aç kalma değil. Oruç, bir bakıma dünyanın sayısız nimetleri içinde Allah'ın lütfuna mazhar kalan insanın belli süreler zarfında bunlardan kendini uzak tutarak, bir bakıma nimetin kadrini daha yakından bilmesi, nimetlere ulaşamayan insanların halini anlaması, iradesini eğitmesi, paylaşması öğrenmesi, gibi hikmetler taşıyor. Üstelik oruç ibadeti insanın kendini daha ruhani bir çizgiye doğru çekmesini, ayıptan, haramdan uzak kalmasını da içeriyor. Bir hadisi hatırlayalım, ‘Bir kimse akşama kadar aç kalır da kötülükten uzak durmaz, gözü harama bakar, dili yalan konuşur, eli haksızlığı, hırsızlığı yolsuzluğu yaparsa o insanın yaptığından geriye sadece açlık kalır.' İnsan Melek değil Ramazanın en önemli özelliği hayatın akışını fark etmeyen insanın var oluşunu tanımlama imkanı bulmasıdır. Çünkü herkes hayatı bir defa yaşıyor. Bu iki anlama geliyor: Dünyaya sadece dünya gözüyle yaşayanlar ‘mademki bir defa yaşanacak öyleyse doyasıya hiçbir kural tanımadan bu hayatı kullanayım' der. Bu hayatı kavramamaktır. İkincisi de ‘mademki bu hayat bana bir imkan verdi hem Allah'ın rızasına hem insanların yararına faydalı bir ömür yaşayayım. Geride bir gözyaşı bırakmadan yaşayım' diyenler var. Öteki türlü düşünen insanlar eksik olmayacaktır çünkü insanlık âlemi bir melekler âlemi değildir. Ramazan bize böyle bir imkan sağlıyor. Aile Birlikteliği Pekişiyor Modern toplumlarda sofralar ailelerin buluştuğu alanlar değil. Günlük koşuşturmalar içinde, herkes istediği zaman atıştırıyor. İftar sofralarının en önemli özelliği de böyle bir birlikteliği sağlıyor oluşu. İftar sofraları yapısı itibarıyla tüm aile bireylerini bir araya getiriyor. Dolayısıyla toplumun da bir aradalığına katkı sağlıyor. Zengin ve Fakirin Birleştiği Yer! İsraf yapılıyor diye eleştirilen zengin iftar sofralarının kültür ve âdetlerden kaynaklandığını dile getiren Bardakoğlu, "Bizde biri misafir çağırdığı zaman normalde yediğinin üzerinde ikramda bulunur. Bu şark toplumunun bir özelliğidir. İftar sofralarının biraz özenli olmasını hemen günah gibi değerlendirmek olmaz" dedi. Müslümanlığa yakışan şeyin abartıdan kaçınmak olduğunu da dile getiren Bardakoğlu "Ancak Müslüman mütevazı olmalı, abartıdan kaçınmalıdır. İftar sofraları her zaman, sakin sessiz huzur dolu birleştiren, paylaşmayı öğreten, aileleri bir araya getiren, fakir fukaranın bulunduğu sofralar olmalıdır" dedi. |
























