VAHİY - SÜNNET İLİŞKİSİ PDF
Yrd. Doç. Dr. Ayhan Tekineş   

HZ. PEYGAMBERİN KORUNMUŞLUĞU (İSMET)

Peygamberlerde, peygamberlik mansıbının ayrılmaz niteliği kabul edilen bazı özellikler bulunmaktadır. Bunların başında ismet vasfı gelmektedir. Bu nitelik muahhar dönemlerde tafsil edilerek peygamberlerin ismet, fetânet, sıdk, emniyet ve tebliğ gibi nitelikleri bulunduğu belirtilmiştir. Ancak rivayet asrında, bütün bu nitelikler ismet sıfatının içinde değerlendirilmiştir. Zira bütün diğer sıfatlar neticede ismete bağlı özelliklerdir.

İsmet vasfı, "Allah Teâlâ'nın peygamberlerini kadir ve kıymetlerini düşürecek şeylerden koruması" ve "günah işlemek mümkün olduğu halde, günahlardan uzak durma melekesidir" şeklinde tanımlanmıştır. İsmet konusunda usûl ve kelâm kitaplarında yapılan tartışmalar dikkate alınarak, Ehl-i sünnet âlimlerinin tercih ettiği görüşler çerçevesinde daha kapsamlı bir tanım yapılmıştır. Buna göre ismet, Allah Teâlâ'nın peygamberlerin zahir ve bâtınlarını küfür ve büyük günahlardan koruması; küçük günahlarından da onları haberdar ederek (tenbih), tevbe etmelerini sağlamasıdır. Bu tanımda Ehl-i sünnet bilginlerinin ismet tanımlarındaki tüm nitelikler bir araya getirilmiştir. Buna göre, peygamberler, küfür ve büyük günahlardan korunmuşlardır. Küçük günahları ise (zelle) işleyebilirler, ancak bu şekilde bırakılmazlar; Allah Teâlâ, onları haberdar eder ve tevbe ederek yanılgılarını tashih etmelerini mümkün kılar. Binaenaleyh, peygamberler, insanlarda bulunan birtakım eksiklik ve günahlardan Allah Teâlâ'nın lütfü ile korunmuştur. Peygamberler, nübüvvetten önce, insanların çirkin ve aşağılayıcı kabul ettiği küçük günahları da yapmamışlardır. Onlar, nübüvvetten önce de aynı şekilde Allah Teâlâ'nın tevfîk ve tevellisi altındadır.