| ANTOLOJİ |
|
Yorumları Göster (0) - Konuya Yorum Ekle
|
Sayfa 3 Toplam: 9 SÜLEYMAN ÇELEBİ
MEVLÎD'den"Hazret-i Muhammed'in doğuşundan sonraki olaylar üzerine"
Yedi kat gök ehli cümle geldiler Ahmed'i görüp ziyaret kıldılar Yerde vü gökte ferişteh kalmadı Kim Muhammed yüzünü ol görmedi Hem sekiz uçmak içinde hûr-ı 'în Görmeğe geldi ol şahın manzarın Her biri elinde bir nurdan tabak Kim yaratmış sun'ı Birle anı Hakk İçleri dolu cevahir anların Başına saçu için Peygamberin Gelüben cümle saçu saçtı ana Ay yüzün görüp bu(n)lar kaldı tana Saçu saçıp çün ziyaret ittiler Hûrî vü Rıdvan melekler gittiler Yaradılmıştan kime k'oldu nasîb Anlara dahi göründü ol habîb Hem bu(n)lar dahi ziyaret kıldılar Ol resûl-i Hakk bu durur dediler Çün cihâna geldi ol şâh-ı cihan Zahir oldu anda çok türlü nişan Ol gece hep putlar oldu ser-nigûn Canına şeytânın uruldu düğün Doldu küffarın içi vü taşı gam Urdu her biri başına taşı hem Hem kiliseler dahi yıkıldı çok Kaldı altında keşişler oldu yok Taak-ı Kisrâ öyle çatladı katı K'işitenin gitti akl u takati Sâve bahri yere geçti ser-te-ser Kimse anda bulmadı sudan eser Ol Mecûsîler odı kim var idi Nîce yıllar idi kim yanar idi Ana taparlar idi ol kavm-i şûm Hiç olup od söyündü san ki mum Buncaleyin dahi nice türlü var Anları ger dersevüz key söz uzar Bildi âlem halkı doğdu Mustafâ Cümle âlem nûr ile buldu safa Olalı başladı ol sâhib-i kemâl Ay vü gün buldu cemâlinden cemâl Çünkü ol şâh erdi on dört yaşına Kamu halk and içer oldu başına Ulu kişi hep kamu ehl-i Arab Cümle andan buldular ilm ü edeb Görmediler ana benzer ademî Hulk ile tuttu cemî-i âlemi Mu'cizâtı zahir ola başladı Cümle-i dillerde söylendi adı Mevlidinden çün biraz kıldık beyân Mu'cizâtından dahi işit ey can MUHAMMED'E MEDHÎYE
Tuttu cihanı ser-te-ser envâr-ı Mustafâ Çünkim belirdi dünyâda âsâr-ı Mustafâ Uruldu canda nevbet-i şer'-i Muhammedi Doldu cenan cinânına ezhâr-ı Mustafâ Tevhîd servi ravza-i îmânda bitti hoş Aktı çü ayn-ı hikmet-i esrâr-ı Mustafâ Hakk gülşeninde öttü ger ü vahy bülbülü Rahmet güliyle doldu bu gülzâr-ı Mustafâ Oldu meşâm-ı akl u dil ü can muattar Açıldı çünki nâfe-i güftâr-ı Mustafâ Kalmadı kadr ü kıymeti dürr ü cevahirin Dürler çü saçtı la'l-i dürer-bâr Mustafâ Bâzâr-ı küfr ü kibr ü dalâlet harâb olup Hem hoş bezendi şer' ile bâzâr-ı Mustafâ Dînin çerâğı yandı vü yandı kamu oda Küffâr-ı ehl-i şirk ü hep ağyâr-ı Mustafâ Gerçi ki yok dürür bu Süleyman'da hoş amel Lakin anın ümîdi dahi var-ı Mustafâ Sen Mustafâ'yı cân ile tekrar eyle kim
Nûr artırır gönüllere tekrâr-ı Mustafâ |










