| Peygamber Efendimiz'in Sarıkları |
|
Yorumları Göster (0) - Konuya Yorum Ekle
|
Klâsik metinlerdeki asıl ifâdesi ile "'ımâme", Fransızca'da "turban", Türkçe'de de "sarık" kelimesi ile karşılanmıştır. Sarık, doğrudan doğruya başa sarılmamış; bir şey giydikten sonra onun üzerine dolanmıştır. Sarığın altına giyilen bu baş kıyâfetine ise "kalensüve" denmektedir. Kalensüve; takke, külâh cinsinden başa giyilen nesnenin adıdır. Rasûlullah Efendimiz: "Bizim kıyâfetimizle müşriklerin kıyâfetini birbirinden ayıran husus, fes üzerine sarılan sarıktır" buyurmuşlardır. Hz Peygamber'in, sarığı bir "alâmet-i fârika", bir "kıyâfet parolası" olarak ilâve ettiği görülmektedir. Halbuki, Hz. Peygamber'in tercih ettiği renk, beyaz renktir. İnsanların dikkatlerini, dâimâ yapılagelen mûtad şeyler değil, nâdir olarak karşılaşılan davranışlar çekmiştir. İşte, siyah sarık da, Hz. Peygamber'in her zaman değil, belirli zamanlarda kullandığı bir kıyâfet olduğu için dikkat çekmiş ve görenler tarafından görmeyenlere anlatılmıştır. Bu gibi hadis metinlerini "Hz. Peygamber hep siyah sarık kullanırlardı" şeklinde değil; diğerleri yanında "siyah sarık da kullanırlardı" tarzında değerlendirmek daha uygun düşmektedir. Hz. Peygamber'in yerine göre değişik renklerde sarık kullandıklarına dâir vesîkalar da bulunmaktadır. Yine kaynaklarda Hz. Peygamber'in sarıklarını doladıktan sonra, ucunu arkadan kürekleri arasına sarkıttıklarına dâir vesîkalar da yer almaktadır. Ashâbın büyük çoğunluğunun sarık sarkıtmadıklarını da anlatmaktadır. Giyim kuşamına karşı son derece titiz davranan Rasûlullah Efendimiz, mübârek saçlarına yağ sürme îtiyadında idiler. Kullandıkları bu yağ, zeytinyağı idi. Saçlarını yağladıkları zaman, sarıkları ile gömlek yakalarının yağdan korunması maksadıyla, başlarına bir tülbend sararlar ve yağın tesiri geçince de bu tülbendi çıkarırlardı. Enes b. Mâlik anlatıyor: "Peygamber Efendimiz, tülbendi çok kullanırlardı. O tülbend âdetâ, zeytin yağı (veya koku) satıcılarının elbiselerini andırırdı". |











