İSLAM'DA İBADET ZAMANINI BELİRLEMEDE AY VE GÜNEŞ PDF

Zamanı ölçme merakı insanlık tarihi kadar eskidir. O günden bugüne sayısız yöntemler kullanılmış, farklı hesaplama usulleriyle zaman ölçülmeye çalışılmış, takvimler geliştirilmiştir. Ancak temelde tarihin eski devirlerinden beri kullanılmış olan üç takvim türünden bahsedilebilir:

Güneş takvimi: Güneşin hareketlerinin esas alındığı bu takvim türünü Eski Mısırlıların kullandığı bilinmektedir.

Güneş-ay takvimi: Babil, Sümer, Akad, Çin, Hıtay, Türk, Hind, Yunan ve İbrani takvimleri ay-güneş (luni-solaire) takvimiydi. Ay ve Güneş'in hareketlerinin kombinasyonu esas alınıyordu.

 Ay takvimi: Ayın hareketlerine göre belirlenen ay takvimini İslam'dan önce Araplar kullanıyordu.

Kamerî (Ay) takvim hâlâ kullanılmaya devam etmektedir. Nitekim pek çok toplum, bayram ve paskalya gibi her sene değişik günlere rastlayan günleri için Ay takvimini kullanmaktadır. Güneş takvimini kullanan Batı dünyası ve Hıristiyanlar da en önemli günleri olan Paskalya bayramı için Ay takvimini kullanmaktadırlar.

İslamiyet'ten sonra  tarihin başlangıcı olarak Hicret kabul edilmiş, Muharrem Ayı senenin başlangıcı alınarak kameri takvim kullanımına devam edilmiştir. Hicri Takvimle ilgili kısaca şu bilgilerin verilmesi konunun anlaşılmasını kolaylaştıracaktır:

Hicrî Takvim; Hicrî Şemsî ve Hicrî Kamerî Takvim olmak üzere ikiye ayrılır. Hz. Peygamber, Safer ayının 27. günü Hz. Ebubekir ile birlikte Medine'ye hicret etmek üzere Mekke'den ayrılmış, 4 gece Sevr Mağarası'nda kalmış; 1 Rebiülevvel Pazartesi günü Sevr Mağarasından Medine'ye doğru yola çıkmışlardır. 8 Rebiülevvel / 20 Eylül 622 Pazartesi günü Kuba Köyü'ne gelmiş, burada Kuba Mescidi'ni inşa etmiş ve 12 Rebiülevvel Cuma günü Medine'ye doğru hareket etmişlerdir.

  • Hz. Peygamberin Kuba'ya geliş günü olan 20 Eylül 622 tarihini, Hicri sene başlangıcı olarak kabul eden ve dünyanın güneş etrafındaki dolaşımını esas alan Takvim sistemine Hicr-î Şemsî Takvim denilmektedir.
  • İslamiyet'ten önce, her önemli olay tarih başlangıcı olarak kabul edilirdi. En son Fil Vakası da takvim başlangıcı olarak kabul edilmiştir. Bu uygulamada geçen süre, önemli olaylar başlangıç alınarak hesaplandığından birçok karışıklıklara sebep oluyordu. Hz. Ömer zamanında Hicretin 17. yılında alınan bir kararla Hicretin olduğu sene Hicrî Takvimin 1. yılı ve o yılın Muharrem ayı da Hicrî Kamerî takvimin yılbaşı kabul edilmek suretiyle, o yıl 1 Muharrem'in rastladığı 16 Temmuz 622 tarihi de Hicrî Kamerî Takvimin başlangıcı olarak kabul edilmiştir. Günlük dilde kullandığımız Hicrî Takvim ibaresi, Hicrî Kamerî Takvimdir.
  • Hicrî Kamerî Takvimde aylar; Muharrem, Safer, Rebiülevvel, Rebiülahir, Cemaziyelevvel, Cemaziyelahir, Recep, Şaban, Ramazan, Şevval, Zilka'de ve Zilhicce şeklinde sıralanırlar.
  • Hicrî takvimlerde, Miladî takvimlerde olduğu gibi artık yıllar mevcuttur. 30 yılda yaklaşık 11 günlük bir fark oluştuğundan bunu düzeltmek için 30 yıllık dönemlerin 2, 5, 7, 10, 13, 15, 18, 21, 24, 26 ve 29 yılları 355 gün, diğer yıllar ise 354 gün olarak kabul edilmektedir.
  • Ay, Dünya etrafında 12 defa döndüğü zaman bir Kamerî sene tamamlanmış olur. Toplam süre 354.367 gün veya 354 gün 8 saat 48 dakika 34.68 saniyedir . Dünya, güneş etrafında 1 defa döndüğü zaman da bir Miladî sene olur. Bu durumda toplam süre 365.2422 gündür.
  • Hicri yıl Miladi yıldan ( 365.2422 - 354.367 =) 10.8752 gün daha kısa olduğundan aylar bazen 29 bazen de 30 gün çekmektedir.
  • Takvimde her ne kadar Ay'ın hareketleri esas alınsa da Güneşin hareketlerinin takibi de İslam'da ibadet vakitlerini belirlemede oldukça önemlidir.

Güneş, namaz vakitlerini belirlemede son derece önemlidir. Oruçta, ayette ifade edildiği gibi beyaz ipliğin siyah iplikten ayırt edilmesinde yani şafak vakti, günün ağarmasının gecenin karanlığından fark edilmesi meselesinde, orucun tutulduğu güne göre uzayıp kısalmasında ve Ay'dan önce batışıyla yeni günü başlatmada Güneş belirleyicidir.

Arafat, Müzdelife ve Mina'da yapılan Hac ile ilgili pek çok ibadetin vaktini belirlemede yine Güneş'in rolü vardır.

Dolayısıyla günlük hayatın ve ibadet hayatının düzenlenmesinde Güneş ve Ay'ın hareketleri büyük önem taşımaktadır.