| YİTİK ZAMANLAR İÇİN ÜÇ AY |
|
Yorumları Göster (1) - Konuya Yorum Ekle
| Dr. Mustafa Ulusoy | |
|
"Recep Allahü Teala'nın ayı, Şaban benim ayım, Ramazan ümmetimin ayıdır." Hz. Muhammed (sav) Dar zamanlı bir hayatı yaşar insan. Başı sonu olan bir hayatı tüketir... Tükenir... Hayat geçicidir. Geçiciliği fark ederek yaşayamaz her an. An gelir, zamanın az kaldığını farkeder. Zamanın içine sıkışıp kalır. Henüz otuzsekizindedir insan örneğin. Ama kanser hücreleri akciğeri tüketmiştir. Kısık kısık nefes alma, zamanı yavaşlatır. Bir bitiş çizgisini hatırlatır. Her gün bir adım daha çizgiye taşır insanı. Ya da elliyedisine gelmiştir. Yaratıcıya olan sorumluluklarını şimdi farketmiştir. Bir hafta önce ölen kızının ardından. Ya da daha çok gençtir. İki yıl süren günahla dolu bir hayatı nasıl silebileceğini düşünmektedir. Gece sık sık uyanarak. Ağlamaklı.. İnsan bir pişmanlığın içine sıkışıp kalır bu sefer. Geçen her an pişmanlıkları hatırlatır. Yapmayı isteyip de yapamadıklarını. Ya da yapması gerektiğini yeni farkettiklerini. Keşke o ana kadar yaşanmış olan hayat daha iyi yaşansaydı. Keşke Yaratıcı adına, O'nun için daha çok şey yapılsaydı. Farklı farklı insanlar, farklı farklı nedenlerle bir an dururlar. Havada asılı kalmış buz taneleri gibi donakalırlar. O an öyle bir andır ki; dünya sadece ve sadece ahiret için bir hazırlık yeri olduğunun anlaşıldığı andır. Bitiş çizgisi insanın umudunu keser. Kişiyi dondurur. Hem zaman donar, hem varlık. Hayat geçicidir. Ancak tam da sonsuz hayat bu geçici hayatla kazanılır. Sonsuz bir hayatla değil. Artık dar zamanda çok işler yapma zamanıdır. Zaman dardır, ama insan bu sefer çok işler yapamayacağını da farkeder. Kısık kısık aldığı sayılı nefesleri, onu hem zamanın hem de bir sınırlılığın içine hapseder. Zaman dardır, ama dar zamanda çok işler yapacak zaman da değildir. Yorgun ve çaresiz bir beden buna izin vermez. Hazırlık için gerekli zamanın peşine düşülür bu kez. Bir telaş alıp başını gider. Az kalmış, bitişe yakın zamanlar insanı sıkıştırır. Dar zamanların çok işler yapmanın zamanı olmadığını anlar insan. Hüzünle... Dar zamanda çok değil, çok değerli işler yapmanın zamanıdır. Bitiş çizgisinden önce son durakta konaklama zamanında... Bir saatlik bir ibadette seksen senelik ibadet ömrünü kazandıracak özel zamanlara ihtiyaç vardır artık. Kadir gecesi gibi yakalandığında bir insan ömrüne bin ömür katacak zamanlara ihtiyaç vardır. Dakikası bir gün hükmünde bereketli saatler. Saati iki ay, günü birkaç sene hükmünde bir ömr-ü bâkileri arar insan. Sonsuz Rahmet sahibi olan Yaratıcı insanın böylesi zamanlara ihtiyacını dahi düşünmüştür. İnsana bereketli zamanların kapılarını gösterir. Ardı ardına, birinden diğerine açılan üç kapı imkanı sunar insana. Zaman Recep'te durur. İlk bereketli gece Regaip gecesidir. Recep Allah'ın ayıdır. Sonra Peygamberin ayında zaman insan için bir başka işler. Mirac gecesi, yitik zamanlarının peşine düşmüş çaresizler için bire karşın yüzlerin kazanılacağı bereketli bir gece olur. Sonra ümmetin ayı çıkagelir. Hele bir de Kadir gecesi vardır ki... Bir gece bin geceye denk... "Kaybedenler" için Yaratıcı bin kere, bir kere daha fırsatlar sunar insana. Farklı biçimlerde yitirilmiş zamanları olan bizlere sonsuz rahmetini bin kere, bir kere daha hissettirir. Geçmişi yitik bir insanın olmayan bir gelecekte bir anın içine sıkışmışlığında üç aylar insana umut serper. Sessizce geceler kalkılır. Sessizce secdelere varılır. Sessizce oruçlar tutulur. Sessizce O'na yalvarılır. O'ndan meded umulur. Sessizce O'nsuz geçen zamanlar için ağıtlar yakılır. Üç aylar; bağışlanmış ek süreler gibidir. Yitik zamanları yeniden kazanmak için. Köprüden önce tek bir çıkışı olanlar için son çıkış gibidir üç aylar. Her insan için gelecek belirsizdir. Yarının olması ile olmaması aynı ihtimal dahilindedir. Hangi koşulda olursa olsun, hangi yaşta olursa olsun bu yüzdendir ki her insan yitirilmiş zamanları olan insandır. Birazdan ölüm gelebileceği için bulunduğumuz an köprüden önceki son çıkış kapısı, son konaklama zamanıdır. İşte bu yüzden üç ay, biz "kaybedenler" için yitik zamanlarımızı bulmanın üç kapısıdır. Sessizce geceler kalkmalı, sessizce günahlarımız için ağıtlar yakmalı, sessizce secdelere varmalı, sessizce gökteki aya bakmalı, sessizce yitirilmiş zamanlarımızı aramaya koyulmalı ve üç ay boyunca bu değerli zamanlara O'nun mührünü vurup yitik zamanlara karşın mühürlenmiş zamanları bulmalı! |
























