HZ. PEYGAMBER'İN MÜŞRİKLERLE YAPTIĞI ANTLAŞMALAR PDF
Prof. Dr. Mehmet Ali Kapar   

MÜŞRİKLERLE YAPILAN ANTLAŞMALARIN  SONUÇLARI :

Hz. Peygamber’in bir çok gayeyi gerçekleştirmek için önce Medinelilerle sonra da uzak ve yakın komşuları ile antlaşmalar yapmıştır.

Rasûlullah'ın yaptığı antlaşmalar incelendiğinde şu sonuçlara varılabilir :

  1. Hz. Peygamber Medine'de sulhu temin etmiş, burayı müslümanlar için emniyetli bir şehir haline getirmiştir. Ayrıca Medine'nin müslümanlarla beraber yahûdî ve müşrikler tarafından   ortaklaşa  müdâfaası sağlanmış, böylece şehir dış güçlere karşı birlik ve beraberliği temsil eden bir yer durumuna gelmiştir.
  2. İyi komşuluk münâsebetleri kurularak karşılıklı yardımlaşma esası kabul edilmiştir. Komşularıyla yapılan bu antlaşmalar müslümanların gerek  ticaret,  gerek  harp sebebiyle komşularının topraklarından  emniyet içinde geçebilmelerine imkân sağlamıştır.
  3. Komşularla yapılan bu antlaşmalar,  ticaret yollarını açmış, tüccar olan Muhacir ve Ensar'ın hicret sonrası da, ticarî faaliyetlerinin devamını sağlamıştır. Mekke müşriklerinin ise, ticaret hayatları kısıtlanmıştır.
  4. Müşrik kabilelerle yapılan antlaşmalar, Arabistan'daki şirk inancını tasfiye etmiş, yarımada'nın lideri olan Kureyş'in idarî otoritesi zayıflamıştır. Nitekim ilk yıllarda  müşriklerle yapılan antlaşmalar, Mekke müşriklerinin h. VI. yılda Hudeybiye'de sulh masasına oturmalarına sebep olmuştur.
  5. Yapılan bu antlaşmalarla Arabistan'da sulh temin edilmiş, Cahiliye âdetleri kaldırılmış, müslümanlar için tehlikeler önlenmiştir. Bir taraftan yakınlaşma ve dostluk temin edilirken diğer taraftan davete zemin hazırlanarak İslâm'ın üstünlüğü ortaya konulmuştur.

Hz. Peygamber'in 23 yıl boyunca sulha dayanan teşebbüsleri, müslümanların iyi niyetlerine karşı müşriklerin kötü niyetleri, Allah'ı inkâr ederek İslâm'ın inanç sistemlerini kabule yanaşmamaları, putperestliğin müslümanlar için hâlâ bir tehlike unsuru olmaya devam etmesi Tevbe suresinin nüzulüne sebep olmuştur. Nitekim h. IX. yılda Tevbe suresinin nazil oluşu, müşriklere karşı takınılması gereken tavrı ortaya koymuştur. Bu surenin inzalinden sonra müşriklere bildirilen hükümler şunlardı:

  1. Bu yıldan sonra hiç bir müşrik Kabe'ye yaklaşmayacak.
  2. Hiç bir kimse Kabe'yi çıplak tavaf etmeyecek.
  3. Mü'minlerden başkası cennete girmeyecek.
  4. Müslümanlarla muahede yapan müşriklerin antlaşmaları, müddetleri bitinceye kadar devam edecek.
  5. Müddeti olmayan antlaşmalar ve antlaşma yapmayan müşrikler için dört ay müddet tanınacak.

Bu duruma göre, bir ültimatom niteliği taşıyan Tevbe suresi, müşriklerle yapılan antlaşmalara son vermiş, hiçbir şekilde onlarla antlaşmaya oturulmaması hükme bağlanmıştır. Müşrikler ya İslâm'ı kabul edecekler veya dört ay içinde Arabistan'ı terkedecekler, aksi halde kendileriyle savaşılacaktır. Müşriklere ilân edilen bu ültimatom, güçlenen İslâm karşısında başka çıkar yolun kalmadığını onlara göstermiş, bir yıl sonraki Veda Hacc'ında müslümanların sayısının yüzbinlere ulaşmasını sağlamıştır.

Hz. Peygamber'in irtihâlinden az önce verdiği: "Müşrikleri Arap yarımadasından çıkarınız" şeklindeki emri, Hz. Ebû Bekir zamanında yerine getirilerek Arabistan müşriklerden temizlenmiştir.