| RAMAZAN SÖZLÜĞÜ: FİDYE |
|
Yorumları Göster (0) - Konuya Yorum Ekle
| Betül Yılmazörnek | |
FidyeFidye (fidâ) kelimesi Arapça'da "bir kimseyi içinde bulunduğu sıkıntılı durumdan kurtarmak için ödenen bedel" mânâsına gelir. Oruç ibâdeti açısından ise, bu ibâdeti edâ etmeye gücü yetmeyenlerin farz ve vâcip oruçlarından her bir günün orucuna karşılık fakirlere verdikleri para yâhut yiyeceği ifâde eder. Oruç tutmaya gücü yetmeyen yaşlılar ve iyileşmesi umulmayan hastalar, daha sonra kazâ etmeleri mümkün olmadığı için bir kolaylık hükmü olmak üzere tutamadıkları her bir oruca karşılık bir fakiri sabahlı akşamlı doyururlar. Bir kimse Ramazan'da orucunu tutamaz da sonra tutabilecek duruma gelirse orucunu kazâ eder fidye veremez. Oruçta fidye miktârı âyette geçen bir fakirin doyumu ifâdesinden de hareketle bir kişiyi bir gün için doyuracak iki öğün yiyecek olarak anlaşılmış olup bu da fitre miktârıyla (bkz. fitre) uyum göstermektedir. Bu miktârın yiyecek maddesi veya para olarak verilmesi câizdir. Bunun yanında para olarak verilmesi daha uygun görülmüştür. Fitre Ramazan'ın başında veya sonunda verilebilir. Fidye vermeye veya fakir doyurmaya gücü yetmeyenler, Cenâb-ı Hakk'a dua ve istiğfâr ederek O'ndan af dilerler. Bibliyografya |










