Cennetle Müjdelenen Sahabeler (Aşere-i Mübeşşere) PDF
Elif Eryarsoy Aydın   

EBÛ BEKIR ES - SIDDÎK (ra)  

Image

Hz. Muhammed (sav)’in İslam'ı tebliğe başlamasından sonra ilk iman eden hür erkeklerin; raşit halifelerin, aşere-i mübeşşerenin ilkidir. Asıl adı Abdülkabe'dir. İslamiyetten sonra Hz. Peygamber ona Abdullah adını vermiştir. Künyesi Ebû Bekir'dir. Câmiu'l Kur'ân, es-Sıddîk, el-Atik lakaplarıyla bilinir. Bu lakaplardan en meşhuru es-Sıddîk'tır.

Doğumu

Hz. Ebû Bekir, Fil yılından iki sene birkaç ay sonra 571'de Mekke'de dünyaya gelmiş, güzel hasletlerle tanınmış ve iffetiyle şöhret bulmustur. Hz. Ebû Bekir'in Rasûlullah'dan bir veya üç yaş küçük olduğu zikredilmiştir.

Şemaili

Beyaz tenli, zayıf bedenli, arık yüzlü, seyrek ve az sakallı, çukur gözlü ve çıkık alınlı idi.

Ailesi

Mekke'de önemli bir yere sahip, ticaretle uğraşan, toplumsal temasları ve geniş kültürleri ile tanınan Teymoğulları kabilesinden olan Hz. Ebû Bekir'in nesebi Mürre b. Kâ'b'da Rasûlullah'la birleşir. Annesinin adı Ümmü'l-Hayr Selma, babasınınki Ebû Kuhafe'dir. Babası Mekke eşrafından olup, oğlu Hz. Ebû Bekir'in halifeliğini ve ölümünü görmüştür.

Muhtelif evlilikleri olmuştur. İlk evliliğini cahiliye döneminde Kuteyle bint Abduluzza isimli bir hanımla yapmış ve ondan Abdullah ile Esma adında bir kızı ve bir oğlu dünyaya gelmiştir. Ümmü Ruman'dan Âişe ve Abdurrahman, Medine'de evlendiği Harice b. Zeyd'in kızı Habibe'den Ümmü Gülsüm, Esma isimli hanımından ise Muhammed adlarında çocukları dünyaya gelmiştir.

İslam’dan Önceki Hayatı

Hz. Ebû Bekir, cahiliye döneminde de güzel ahlakı ile tanınan, sevilen bir kişi idi. Mekke'de "esnak" diye bilinen kan diyeti ve kefalet ödenmesi işlerinin yürütülmesiyle görevliydi. O, Mekke'nin ileri gelenlerinden olup Arapların nesep ve ahbar ilimlerinde meşhur olmuştur. Kumaş ve elbise ticaretiyle meşgul olurdu; sermayesi kırk bin dirhemdi ki, bunun büyük bir kısmını İslam için harcamıştır.

İslam’a Girmesi

Hz. Hatice'den sonra Rasûlullah'a ilk iman eden odur. Hz. Ebû Bekir Mekke döneminde güçlü kabilelere mensup kişileri İslam'a kazandırmaya çalıştı, öte yandan müşriklerin işkencelerine maruz kalan güçsüzleri, köleleri korudu; servetini eziyet edilen köleleri satın alıp azat etmekte kullandı.

Onüç yıl Mekke'de Rasûlullah'ın yanında kalan Hz. Ebû Bekir, Hz. Âişe'nin rivayetine göre, Rasûlullah hicret emrini alıp, Hz. Ebû Bekir'e gelerek ona beraberce hicret edeceklerini söyleyince sevinçten ağlamaya başlamıştı.

Bedir'de, Uhud'da, Hendek'te yer aldı. Müreysi, Kurayza, Hayber, Mekke, Huneyn, Taif gazvelerinde de bulundu.

Halifeliği

Hicrî on birinci yılda hastalanan Rasûlullah 13 Rebi’ülevvel Pazartesi günü (8 Haziran 632) vefat etti. Başta Hz. Ömer olmak üzere ashabın isteği ile halife seçildi. "Rasûlullah'ın Halifesi" seçildikten sonra Mescid'de yaptığı konuşmada, "Sizin en hayırlınız değilim, ama başınıza geçtim; görevimi hakkıyle yaparsam bana yardım ediniz, yanılırsam doğru yolu gösteriniz; ben Allah ve Rasûlu'ne itaat ettiğim müddetçe siz de bana itaat ediniz, ben isyan edersem itaatiniz gerekmez..." demiştir.

Yalancı peygamberlere, "namaz kılarız, ama zekat vermeyiz" diyenlere karşı savaş açtı. Bahreyn, Umman, Yemen, Mühre isyanlarını bastırmıştır. Hire, Ecnadin ve Enbar, O’nun döneminde savaşlarla İslam diyarına katılmış, Irak fethedilmiş, Suriye'nin de önemli kentleri ele geçirilmiştir. Yermük Savaşı devam ederken Hz. Ebû Bekir vefat etmiştir.

Hz. Ebû Bekir, Zeyd b. Sabit'in başkanlığında bir heyet teşkil ederek, bütün âyetlerin toplanmasını sağlamıştır.

Hz. Ebû Bekir Hicrî 13. yılda Cemaziyelahir ayının başında hicretten sonra Medine'de yakalandığı hastalığın ortaya çıkması üzerine yatağa düşünce yerine Hz. Ömer'in namaz kıldırmasını istedi. Ashabla istişare ederek Hz. Ömer'i halifeliğe uygun gördüğünü söyledi. Çok sevdiği Rasûlullah gibi altmış üç yaşında vefat etti. Vasiyeti gereği Rasûlullah'ın yanına - omuz hizasında olarak- defnedildi.