| EHL-İ BEDİR |
|
Yorumları Göster (0) - Konuya Yorum Ekle
Ehl-i Bedir (Ashâb-ı Bedir), hicretin 2. senesinde Müslümanlarla Mekkeli müşrikler arasında Bedir mevkiinde meydana gelen ve İslâm Târihi’nin ilk büyük savaşı olarak bilinen Bedir Savaşı’na katılan sahâbîlere verilen genel isimdir. Bedir Savaşı ikinci hicrî yılın Ramazan ayının on yedisinde cereyân etmiştir. O sıralarda Mekkeli müşriklere âit kıymetli ticâret mallarını taşıyan ve Müslümanlarla savaş hazırlığında kullanılacak olan bir kervanı vurmak üzere Medîne’den yola çıkan 300-310 kişilik Müslüman kuvvet, kervanın yolunu değiştirerek Mekke’ye kaçması ve müşriklerin 900-1000 kişi civârında bir orduyla Bedir’e doğru yola çıkması üzerine onlarla karşılaşmıştır. Beklemedikleri bir şekilde gelişen bu hâdiseler karşısında muhâcirler, hicrette gösterdikleri teslîmiyet ve itaatle Hz. Peygamber’in yanında olmuşlar, Ensar da “Yâ Rasûlallah biz sana inandık, Allah tarafından getirdiklerinin hak olduğunu tasdîk ettik. Artık siz ne dilerseniz emrediniz. Seni gönderen Allah hakkı için artık denize girersen seninle berâber biz de gireriz” diyerek bağlılıklarını ifâde etmişlerdir. Hz. Peygamber’in, “Allâh’ım eğer şu küçücük ordu eriyip giderse Sana yeryüzünde ibâdet edecek kimse kalmayacaktır” diyerek duâ ettiği Bedir’de zafer, Allah’ın yardımı ile Müslümanların olmuştur. Sayıca ve maddî kuvvetçe daha aşağı seviyede iken Allah Rasûlü ile girdikleri bu ilk savaşta hiç tereddüt göstermeden çarpışan Ehl-i Bedir’den Kur’ân-ı Kerîm’de ve Hz. Peygamber’in hadîslerinde övgü ile söz edilmiş, bazı hadîs-i şeriflerde hepsinin Cennetlik olduğu müjdesi yer almıştır. Sahîh-i Buhârî’de kırk dördünün adı verilen Ehl-i Bedir’in, Müslümanların en fazîletlileri olduğu da hadislerde zikredilmiştir. Nitekim Hz. Ömer de halîfeliği sırasında, sahâbîlerin fazîlet derecelerine göre düzenlediği dîvan defterine öncelikle Ehl-i Bedir’in yazılmasını istemiştir. Bedir’de kazanılan bu parlak zafer, savaşa katılan ve kahramanca çarpışarak gerek şehîd düşen gerekse gâzî olarak Medîne’ye dönen sahâbîlere karşı Müslümanlar arasında büyük bir sevgi ve saygının doğmasına sebep olmuş ve her fırsatta Ehl-i Bedir’den söz ederek onları yâd etmek âdet hâline gelmiştir. Bu bağlılık daha sonra yeni bir edebiyat türünün doğmasına da vesîle olmuş; onların isimlerine ve biyografilerine tahsîs edilmiş kitaplar hazırlanmıştır. Bibliyografya |











