| NABİ'DEN OĞLUNA RAMAZAN ÖĞÜDÜ |
|
Yorumları Göster (0) - Konuya Yorum Ekle
| Sahra Berk | |
|
NABİ'DEN OĞLUNA RAMAZAN ÖĞÜDÜ "Ey babalık bağının seçkin meyvesi, ey hayat denizindeki sadefin incisi oğul! Hasta olmadıktan ve vücudun halsiz kalmadıktan sonra ramazan orucunu sakın geçirme. Oruç, Allah'ın kullarına bir lütuf ve bağışıdır. Mükafatını bizzat Allah verir.
Savm, bir maide-i rahmettir Nurdan sâime bir hil'attir.
Oruç, gizli tutulan bir ibadettir. Onun için oruca asla riya duyguları bulaşmaz. Oruç, Allah'ın ezelî kudret ve gücünün temiz sırlarına ermek, meleklik sıfatına bürünmektir. Peygamberimiz(sav) oruçlu kişinin ağzının kokusu hakkında şöyle buyurmuştur: "Allah katında misk kokusundan daha makbuldür." Oruç, cennet nimetlerinin yol göstericisidir. Böylece oruç sayesinde yeme ve içmeyi terk etmek bir rahmet sebebidir. Gece karanlığının uzadığı bir vakitte, güneşin parlayan yüzük taşı senin ağzına mühür vurur. Artık kendi nurun parlamaya başlar ve kötü işlerin gece karanlığına gömülüverir. O ne mutluluktur ki ağzın kapalı olduğundan bütün lüzumsuz şeylerden uzaklaşmışsındır. Böylece dudaklarına vurulan kilit sayesinde beden şehrin rahatlamıştır. Gönül pasını silesin, kandilini yakıp su ve toprak aynasını parlatasın. Oruçlu olduğun için bedeninde bir ağırlık kalmaz ve güzellik nuru doğuran vücuduna bir parlaklık ve esenlik gelir.
Oğulcuğum! Gönül evin karanlıktan uzak dursun, oruç ayı gibi ünlü olasın." |










