| ORUÇ VE DİRİLİŞ |
|
Yorumları Göster (0) - Konuya Yorum Ekle
| Sahra Berk | |
|
ORUÇ VE DİRİLİŞ
"Oruç önce eşyayı diriltir. Elbet, eşyanın bu dirilişi, ... Oruç günleri ilerledikçe, alıştığımız günlük dünyayı devirerek yerine geçen yeni dünya tasarımı, daha derinleşecek, daha derin bir anlam yüklenecektir. Adeta, içimizden çıkan bazı göze görünmez iplikçikler, eşyanın tabiatında bir takım öz değişiklikler yapmaya başlayacaktır. Sanki iplikçikler, eşyanın dokusuna katılır ve onu yeniden örer. Oruç günleri ilerledikçe ve yaş ilerledikçe ve oruçlu oruçta ilerledikçe, dünya nurani bir çehre kazanır. Dünya olmaktan çıkarak, içimizin bir aynadaki aksi, bir yankısı olur. İnsan dünyaya değil, dünya insana katılmaktadır sanki artık. İnsanla dünya arasındaki kahırlı diyalog yavaş yavaş, tatlı ve munis, ruhun ısındığı bir monolog halini alır. Tabii ki, bunlar, kendi kendine olmaz, orucun şanına layık bir çileyle birlikte olur. Dünyanın değişmesi söz konusudur, laf değil. Dünya sessiz sedasız düzelir ve bütün yaratılış hikmetini ifşa ederken, ruh adeta çarmıhlara gerile gerile ilerler. Fakat bu çarmıh, Hristiyan'ın uydurma çarmıhı, Hz. İsa'yı gerdiğini farz edip kendisini çilesizlik içinde her sorumdan affedilmiş tutan ceza çarmıhı değil. Bu görünmeyen çarmıh, ruhu, pörsümüş ve ölmüş deri hücrelerinden kurtaran bir çile biçimidir. İçimizdedir, dışımızda değil. Azap için değil, ilerleyiş ve ilerlemedeki huzur içindir. Ayırıp parçalayan değil, birleştiren ve bire götürendir. Öldüren değil, diriltendir..." (Sezai Karakoç, Kıyamet Aşısı, İstanbul 1974, s. 69-71) |

insan açısından bakılıncadır. Eşya, insana göre dirilmiştir oruçla demek istiyoruz. Evet, oruç, ilkin göze, dudaklara, damağa ve sonra düşünmeğe, hayal gücüne tesir eder. İnsanın idrak ve yorumunu değiştirir.Duygularımız, düşünüş ve hayal edişimiz değişince, bizdeki dünya tasarımı da değişmeye başlar.










