Yazarın Tüm Yazıları

 

Bize Yine Neler Oluyor Gülüm...

Bir tutsaklıktır başlar, biz doğunca; dünya denir adına. Bir telaş, bir koşturmaca, dursuz duraksız. Rahmân’a isyan isyan kendimizden gafletin adıdır o. Maldan ve mülkten, çıkardan ve hesaptan, makamdan ve itibardan, şandan ve şöhretten olur sınanmalarımız çoğu kez. 

devamını oku 03.06.2011, Cuma

Dertsiz Olmak Dert Olarak Yeter

Hüzün ki su ve ateştir ılgım salgım; gülünü de gülistanını da, ırmağı ve lalesini de ateş ve suya döndürür hayatın... 

devamını oku 21.03.2011, Pazartesi

Alnımızda Bilgilerden Bir Çelenk...

  Türkiyemizin yegane düşmanı vardır: Cehalet… Ve bir tek silahımız var: Eğitim...

devamını oku 07.03.2011, Pazartesi

Aşktır, Ki Gerisi Vesairedir...

  Sevgili!.. Aşkın şiirini yazmak isterdim sana; sana aşkı şiir ile yazmak isterdim... 

devamını oku 21.02.2011, Pazartesi

Kitab'a Güzelleme...

Bir önsöz ile başladı Rahman olan Rab kitabına, bir açılış diledi gönüllerde... 

devamını oku 21.02.2011, Pazartesi

Kaderlerimize mi Küstük; Kaderlerimizi mi Küstürdük?!..

Bir alın yazısı bu yiğidim, var ile yok tarihleri arasında bir sınanma. Hani bilinmeyen ellerde iç içe daireler çizen pergellerin birbirine ne yakın, birbirine ne uzak çizgileri var ya, kader diyorlar adına. Ezelden ebede olmuş ve olacakların çetelesi o..

devamını oku 06.02.2011, Pazar

Vur Kazmayı Ferhad; Çoğu Gitti Azı Kaldı

Halis altını sahtesinden ayırdetmek için potaya koyarlar hani bilirsin, fitnedir adı bu işlemin. İyiliği, kötülüğü belli olsun diye de kader insanı hep eritir potasında bir fitne ile ve zamanın çarmıhına germek ister ruhlarımızı aklanalım diye. Eşlerimizle, mallarımızla, evlatlarımız ve komşularımızla..

devamını oku 10.01.2011, Pazartesi

Tabirsiz Rüyalarda Kaybolduk

Güzel bir rüyadan sonra gülümseyerek uyanmak kadar kalbe ferahlık bağışlayan kaç nimet bahşedilmiştir kişioğluna ve güzel rüyaların görüldüğü kaç gece nasip olur ömürde bir kula?!.. Rüya ki Emin Sevgililer üzerine görülür..

devamını oku 07.12.2010, Salı

Sevmeyi Bilmeyene Bilmeyi Sevmek Ne ki...

Sabır bir aydınlık, sabır bir teselli... Büyük Sahra’ya yağmur, istiridyeye inci... Sabır göz pınarlarını kurutan ferahlık; sabır hüzünler kulübesinin ışığı... Eyyub ile Yakup, derviş ile sultan... Nur-ı aynım, iki gözüm, Bildin mi neydi sabır? Haşre dek yokluğa hüküm giymiş...

devamını oku 27.09.2010, Pazartesi

Sakın ha!..

Edep, terbiye ve ahlaka aykırı işlere dairdir bu yazı, fuhşiyata dairdir; ruhunu edeple besleyenler okusun, gidişatında ahenk isteyenler okusun.

devamını oku 27.07.2010, Salı

 

Prof. Dr. İskender Pala

1958, Uşak doğumlu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'ni bitirdi (1979). Divan Edebiyatı dalında doktor (1983), doçent (1993) ve profesör (1998) oldu. Divan Edebiyatı'nın halk kitlelerince yeniden sevilip anlaşılabilmesi için klasik şiirden ilham alan makaleler, denemeler, hikâyeler ve gazete yazıları yazdı. Düzenlediği Divan Edebiyatı seminerleri ve konferansları geniş kitleler tarafından takip edildi. "Divan şiirini sevdiren adam" olarak da tanınan İskender Pala, Türkiye Yazarlar Birliği Dil Ödülü'nü (1989), AKDTYK Türk Dil Kurumu Ödülü'nü (1990), Türkiye Yazarlar Birliği İnceleme Ödülü'nü (1996) aldı. Hemşehrileri tarafından "Uşak Halk Kahramanı" seçildi. Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk, Katre-i Matem ve Şah&Sultan adlı romanlarının baskıları yüz binlere ulaştı, pek çok ödül aldı. Evli ve üç çocuk babası olan Pala, halen Uşak Üniversitesi öğretim üyesidir.

devamını oku
 

Sonpeygamber.info'yu Takip Edin