Sonpeygamber.info
Kitaplık
 

"Mesnevi Hadisleri" Üzerine Birkaç Söz

Mevlana’nın en çok bilinen, en çok okunan ve belki de üzerine en çok çalışma yapılan eseri Mesnevi’dir desek abartmış olmayız. Hikmetli hikâyeleri, günümüzün popülarite vitrinlerinde yıpratılmadan evvel de böyleydi. Ancak Mesnevi’yi hadisler bakımından incelemek, Türkçe neşriyat içinde oldukça yeni sayılır.

Tarih, mitoloji, Kur’ân, Hadis vs. pek çok üst başlığı bünyesinde toplayan bu  eseri, Prof. Dr. Ali Yardım “Mesnevi Hadisleri” eserinde beyitleri hadis süzgecinden geçirerek şerh etmeye çalışıyor. Mesnevi’nin “tasavvufi ve ahlaki karakterli” bir eser olduğuna değinen yazar, eğitici ve öğretici bir üslupla yazılmasının, eseri incelerken, üstü kapalı birçok hadise gönderme yapılmış olması sorununu da beraberinde getirdiğinden bu eserde yalnızca direk ve nadir de olsa dolaylı beyitlerin tespit ve incelemesinin yapıldığını söylüyor ve olabilecek eksikliklere şöyle açıklama getiriyor:  

 “Mesnevi’nin, hadislerini “metin” olarak tespit ederken, daha önce de belirttiğimiz üzere, sarahaten hadis olduğu kaydedilenleri aldık. Bu ölçünün dışına çıktığımız birkaç istisna ile birlikte “158 hadis” tespit etmiş bulunuyoruz. İtiraf etmek gerekir ki Farsçaya olan vukufumuzun yetersizliği, bu rakamın değişmesine yol açabilecektir. Zira hadisler bakımından Mesnevi’nin üslubu o kadar şaşırtıcıdır ki, beyit içinde geçen “bir tek Arapça kelime”, bazen, uzunca bir hadis metninin herhangi bir kelimesi, beyitin geri kalan Farsça kısmı da o hadisin meali olabilmektedir.”

Akademik bir dile sahip olmasına nazaran hadislerin her cilt için bir kronoloji güdülerek tasnif edilmesi, okuyucunun istifadesinde kolaylık sağlamakta. Üslupta Hadis terminolojisinden pek çok terimin zorunlu olarak yer alması, yorucu olsa da hadislerin sıhhatlerinin bilinmesi açısından büyük önem taşıyor.

Kitap iki ana bölüme ayrılmış: “Mesnevi Hadisleri” ve “Mesnevi Hadislerinin Değerlendirilmesi (Muhteva, Kaynaklar, Sıhhat Dereceleri)”. Kitabın sonunda bir sonuç başlığı, ardından da detaylı bir bibliyografya gelmekte. “Mesnevi Hadisleri”nin ilk bölümünde Mevlana’nın Mesnevi’sindeki hadislerin tesbit, tahric ve değerlendirmesi yer alıyor. Prof. Dr. Ali Yardım, Mesnevi’de toplam 158 hadis tespit etmiş; bunlar şu kategorilerde değerlendirilmiştir:

78’i sahih, 38’i zaîf, 4’ü sıhhat durumu tespit edilemeyen, 16’sı kaynakları tespit edilemeyen, 8’i meşhur olan şekli hadis olmayıp benzeri tespit edilen, 14’ü hadis olmadığı üzerinde yaygın görüş olup kaynaklarda da tespit edilemeyen (mevzu’).

Kitapta, içinde hadis bulunduğu tespit edilen beyitlerin Farsça orijinal metinleri ile Türkçe tercümeleri, beyitin hangi cilt ve numarada yer aldığı, rivayet edilen hadisin tam hali, kaynaklar ve sıhhat durumu detaylıca belirtilmek koşuluyla etraflıca incelemeler yer almaktadır.

Aşağıda kitaptan alıntıladığımız bir inceleme örneğini görmekteyiz: (Farsça orijinal metin yer almamaktadır.)  

Her Pazar yerinde: “Ya Rabbi! Muhtaçları doyuranların her birine, verdiklerine karşılık mükâfat ihsan eyle. Ya Rabbi! Vermeyip saklayanların mallarını da telef et, onları zararlandır” diye dua eden iki meleğin dualarını tefsir. (Mesnevî, C. I; 2223. Beyitten önceki başlık; Ank. I/444)

Metin:
Ebû Hüreyre’den. Rasûlullah (sav) Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Kendisinde, kulların sabaha erdiği hiçbir gün yoktur ki onda iki melek nazil olmasın. Bunların birisi: Yâ Rab! Malını infak edene bedelini bahşet, diye dua eder. Öbürü de: Yâ Rab! Malını vermeyip tutanın da malını telef et, diye beddua eder.”

Kaynaklar:
Hadis, Buhari, Müslim, Beyhaki  tarafından Ebû Hüreyre; Hâkim tarafından , Ebû Sa’id El-Hudrî; Ebû Nu’aym, Ahmed b. Hanbel, Kuzâ’î ve Taberân’i tarafından Ebû’d-Derdâ rivayeti olarak nakledilmiştir. Rivayetler arasında kayda değer bir metin farklılığı yoktur.

Hüküm:
Hadis, Buhari ve Müslim’in de ittifakıyla “sahih”tir.

Son olarak “Mesnevi Hadisleri” eserinde tespit edilmiş, “sahih” olduğu hususunda Hadis âlimlerinin ittifak ettikleri hadislerden birkaçını burada paylaşıyoruz:

“Mesnevi Hadisleri”:

Ravilerin “sahih” olduklarına mutabakata vardıkları Mesnevi hadislerinden bazıları:

Peygamber, bir riyakâra, namaz kıldığı halde: “Ey yiğit! Kalk, namaz kıl. Çünkü senin kıldığın namaz, namaz değildir” dedi.

Hadis: Ebû Hüreyre anlatıyor: Bir gün Peygamber Efendimiz mescide girmişti. O sırada adamın birisi de girip namaz kıldı. Sonra Rasûlullah (sav)’ın yanına gelip selam verdi. Rasûlullah (sav) Efendimiz selamını aldıktan sonra: “Dön, namazını tekrar kıl. Zira kıldığın namaz, namaz olmadı…” buyurdular.

***

Peygamberin: “Rabbime misafir olurum” demesi ortalığa yayılınca; “O, beni doyurur ve sular” sözü bu manevi yemekten kinaye oldu.

Hadis: Ebû Hüreyre’den. Peygamber Efendimiz: “Birbirine eklenen çift oruç (savm-i misal) tutmayın (Bu ifadeyi iki kere tekrar etmiştir). Kendisine: “Ya Rasûlallah siz tutuyorsunuz ya!” denilince (Bu hususta ben sizin gibi değilim). Geceyi geçirirken Rabbim beni doyurur ve susuzluğumu giderir. Binaenaleyh, amellerinizden gücünüzün yettiği kadarının altına girip yüklenin.”

***

Peygamber: “Kadri yüce Tanrı, her derde bir derman yarattı” demiştir.

Hadis: Ebû Hüreyre’den. Peygamber Efendimiz: “Allah vermiş olduğu her derdin muhakkak şifasını da vermiştir” buyurmuşlardır.

***

“Hepiniz çobansınız, Peygamber de çobandır. Halka gelince, sürüye benzer. Peygamber onların çobanıdır, onları sürer durur.”

Hadis: Abdullah b. Ömer’den.  Rasûlullah (sav): “İyi biliniz ki hepiniz çobansınız. Ve hepiniz sürüsünden mes’uldür…”  buyurmuşlardır.

*Bu hadisin dört satırlık kadar bir devamı vardır. Burada mes’uliyet yüklenen kimselerden bazıları, mes’ul oldukları hususlarla birlikte belirtilir.

***

Peygamber: “Cennet ehli olanlar, bazı şeyler yüzünden savaşlarda, düşmanlıklarda mağlub ve zebun olurlar” dedi.

 Hârise b. Vehb el-Huzââi’den. Peygamber Efendimiz’in: “Ashabım, haberiniz olsun, size Cennet ehlini bildireyim: Zayıf olan ve halk tarafından zayıf görülen mütevazı her mü’min cennetliktir. Hâlbuki o mü’min, alalh’ın kerem ve inayetine yemin etse, muhakkak Allah onu, ihsan ve inayeti ile yemininde gerçek çıkarırdı. Ey ahsabım, iyi dinleyiniz. Size cehennem halkını da bildireyim: onlar katı yürekli,  kibirli, hilekâr, ululuk taslayan kimselerdir” buyurduğunu işittim, der.

***

Peygamber: “Ne mutlu o adama ki, dünyadan gitti de ondan iyi bir iş kaldı” demiştir.

Cerîr b. Abdullah’tan. Rasûlullah (sav): “Her kim, İslam’da iyi olduğunu bildiren güzel bir hayrı yapmak suretiyle iyi bir çığır açar ve kendisinden sonra, te’sis ettiği bu güzel adetle amel olunursa, o kimseye, onunla amel eden kimsenin sevabı kadar daha yazılır ve sonrakilerin sevabından hiçbir şey de eksilmez. Yine bir kimse, İslam’da kötülüğü bildiren hayırsız bir işle kötü bir çığır açar ve kendisinden sonra da bununla amel edinirse onun üzerine, onunla amel edenin günahı yazılır ve sonrakilerin günahlarından hiçbir şey de eksilmez” buyurmuşlardır.

***

“Ben her gün Tanrı’ya yetmiş kere istiğfar ederim” hadisinin tefsiri.

Ebû Hüreyre’den. Rasûlullah (sav): “Allah’a yemin ederim ki, ben günde Allah’a yetmiş defadan fazla tevbe ve istiğfar ederim” buyurmuşlardır.

***

Rasûl Aleyhisselâm’ın: “Ölümünü, ölmeden önce isteyen, ölmemiş sayılır: İyi ise iyiliğe ulaşmaya acele eder, kötü ise kötülüğünün azalmasını diler” hadisinin tefsiri.

Ebû Hüreyre’den. Rasûlullah (sav): “Ölen hiç kimse yoktur ki, öldüğü için pişmanlık duymamış olsun” buyurdular. Ashab: “Pişmanlığı ne sebeptendir, yâ Rasûlullah!” deyince; Rasûlullah (sav): “Eğer iyilik yapan bir kimse ise, iyiliğini daha da arttırmadığı için; kötülük yapan bir kimse için kötülükten sıyrılıp kurtulamadığı için pişmanlık duyar” buyurmuşlardır.


Kitabın künyesi:

Adı: Mesnevi Hadisleri

Yazar: Prof. Dr. Ali Yardım

Yayınevi: Damla

Yayın yılı: 2008

Sayfa: 347

 

Yorumlar

 
Bu yazıya henüz yorum yapılmadı. İlk yorumu siz yapmak için tıklayın.