Sonpeygamber.info
Kitaplık
 

Peygamberin Bir Günü- Metin Karabaşoğlu

 

Metin Karabaşoğlu Peygamberin Bir Günü’nde, Rasûlullah (sav)’ın 63 yıllık ömrünün yahut da 23 yıllık Risâlet’inin önemli hadiseleri dışında kalan ‘sıradan’ bir gününden bahsediyor. Yazar, Hz. Peygamber’in beşer olmasının yanında Rasûlullah (sav) olan bir beşerin nasıl yaşadığının altını çiziyor okuyucuları için. Karabaşoğlu, Rasûlullah (sav)’ın hayatının tamamında yalnızca 300 gün gibi bir yer kaplayan önemli olayların –savaşlar, antlaşmalar, biatler, Miraç vs.- dışında yaşadığı ‘sıradan’ bir gününde  “neler yapmış, nelere dikkat etmiş, güne nasıl başlamış, gündüz ne ile meşgul olmuş ve geceyi nasıl karşılamıştır” sorularına cevap arıyor.

Kitap sonuç bölümü ile beraber toplam on bölümden ve bir derkenardan oluşuyor. Bu bölümler de kendi içinde alt başlıklara ayrılmış. Deneme üslubunda ve akıcı bir şekilde ilerleyen kitapta, peygamberî bir yaşantının örneklerini; ruhsal ve fikirsel boyutunu görmek mümkün. Yazar, “Hz. Peygamber’in bir Gününde Tefekkür, Namaz, Dua, Tezekkür, Bismillah, İncelikler”  ve son olarak da “Hz. Peygamber’in bir Gününde Gündelik Hayat Manzaraları” bölümlerinde tamamen hayatından örnekler ekseninde kalmayıp Rasûlullah (sav)’ın neyi niçin yaptığına açıklamalar getirmeye çalışmış.


“Sahabileri Peygamber’i, zaman zaman tenezzühe çekilen (uzaklaşan), kâh bir hurma ağacının kenarında kâh bir kuyunun ağzında oturup düşünen bir peygamber olarak bilmişlerdir.” (syf. 43)

Tefekkür başlığında Âl-i İmran Sûresi’nin (190–191) “Muhakkak ki göklerin ve yerin yaratılışında ve gece ile gündüzün değişmesinde akıl sahipleri için ayetler vardır. Onlar ki ayakta iken de otururken de yatarken de daima Allah’ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışını tefekkür ederler ve “Rabbimiz! Sen bunları boşa yaratmadın” derler. Seni bütün noksanlardan tenzih ile teşbih ederiz. Bizi ateşin azabından koru.” ayetlerini sık sık okuyan Rasûlullah (sav)’ın kâinatı tefekküre daldığından bahsediliyor. Rasûlullah (sav) ayetlerin tesirini şu sözü ile vurguluyor: “Bu ayeti okuyup uzun uzun tefekkür etmeyenin vay haline!”

Yazar, tefekkürü kâinata bakıp Yaratıcı’dan gelen bir mektup gibi okumak şeklinde değerlendiriyor. Bu ‘ilk farz’ın “Oku!” emrinden geldiğini ve bunun elbette en iyi uygulayıcısının Hz. Peygamber olduğunun altını çiziyor. Peygamber’in her şeye bu nazarla bakması, sofraya konan nimetten, bindiği deveye, bir insan yüzündeki unsurlara kadar Allah’ı anmaya vesile kılınıyor.

Namaz bölümünde söylenmek isteneni şu cümle ile özetlemekle yetiniyoruz: “Her şey insan için, insan namaz içindir.”

Dua bölümünde ise gündelik yaşamın her olayını (Mescide girince, eve girip çıkarken, elbise giyerken, yatağa girince…) dua vesilesi yapan Rasûl’ün ümmetine tavsiyelerini okuyoruz. Tüm günahları bağışlanmış olmasına rağmen duada ısrarcı ve sebatkâr peygamberi görüyoruz bu bölümde.

Allah’ın izniyle namazda bir bölüm unutup sehiv secdesi yaparken Rasûl-i Ekrem bize beşer olduğunu hatırlatıyor: “Ben bir beşerim, unuturum.” ‘Ene’siyle yüzleşmesi için unutturulan peygamberi görüyoruz. Yazar, peygamberin güncel ve diri örnekliğinden insanlık terazisine uygulamalar koyuyor. Rasûlullah (sav)’ın Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmamız, Esma-ül Hüsna ahlakıyla ahlaklanmamız tavsiyesine işaret ediyor.

“Kudsî Nebî’nin vefatından yıllar sonra bir gün, hayatta iken O’nu görmemiş bir grup genç Peygamber’in hanımı ve mü’minlerin annesi Hz.  Aişe (r. anha)’ye gelip O’nun hâlini sorarlar. Kudsî Nebî nasıl yaşardı, gününü nasıl geçirirdi, ahlakı nasıldı bilmek isterler.
Mü’minlerin annesi Hz. Aişe onlara “Siz hiç Kur’ân okumuyor musunuz?” diye sorarak karşılık verir. Sonra verdiği bu karşılığın dayandığı sırrı şu şekilde bildirir: “O’nun ahlakı Kur’ân’dı.” (syf. 44)

Kitabın son bölümündeki örneklerde Rasûlullah (sav)’ın  ‘rahmet’inin kapsamının ne kadar geniş olduğunu görebiliyoruz. Çocuklarla ilişkilerinde, doğumda, ölümde, tabiattaki her türden canlıya olan bakışında…

Sonuç yerine yazılmış olan bölümde ise “yolcu ve yol”, “vasiyet”, “miras”, “niyet ve amel” başlıklarında dört rivayete yer verilmiş. Bu son bölümde Rasûlullah (sav)’ın bütün yaşantısıyla bize verdiği mesaj vurgulanıyor: “Sen bu dünyada bir gurbetçi veya bir yolcu gibi ol."

 

 

Kitabın künyesi:

Adı: Peygamberin Bir Günü

Yazar: Metin Karabaşoğlu

Yayınevi: Nesil

Yayın yılı: 2011

Sayfa: 256

 

 

Yorumlar

 
Bu yazıya henüz yorum yapılmadı. İlk yorumu siz yapmak için tıklayın.