Dosyalar
Hz. Peygamber ve Çocuk
 

İlim Yolunda Süren ve İlim Yolunda Son Bulan Bir Hayat



 

Bir âlim tahayyül edin… Hayatını Sünnet-i Seniyye'ye göre yaşasın. Bir âlim tahayyül edin… Tek işi kitapları ve namazı olsun. Bir âlim tahayyül edin… Sabahları sokak taşlarında ilk onun ayak izleri olsun. Bir âlim tahayyül edin… Halk arasında omzu düşmüş ama başı dik dolaşsın. Ve bir âlim tahayyül edin… Öldüğünde âlem ölmeye hazır olsun…

İlim yolunda, Kur’ân yolunda, Sünnet yolunda örnek alınmaya değer bir çınar var karşımızda. Çocuk yaşlarda hadis ilmine hizmet için koşuşturan bir genç, hadis ilminin temel kaynağı kabul edilen Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi olmak üzere onlarca eser, Aile Okulu kurmak için gönüllü bir nefer ve ilminin büyüklüğü karşısında mütevazı bir kişilik: İbrahim Canan…

 

İBRAHİM CANAN KİMDİR?

1940 yılında Konya Ermenek'te doğan İbrahim Canan 1962 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden mezun oldu. Akademik hayatına Ankara Üniversitesi'nde başlasa da İslami ilimlerle olan bağı çok daha öncelere dayanmaktaydı. Aile çevresinden kimi isimler aracılığıyla Bediüzzaman ve onun eserleri ile tanışan Canan,  bu tanışıklığın hayatının geri kalan kısmını yönlendirecek en önemli hadise olduğunu aktarırdı.

ÇOCUK YAŞTA HADİSE HİZMETİ

Henüz çok küçük yaşlarda İslamî ilimlerle tanışan İbrahim Canan Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'ndeki öğrencilik yıllarında da okul dışı çalışmalarıyla alanında hızla yol almaya başlar. Bir yandan da dönemin yasaklı eserler listesinde bulunan Risale-i Nur külliyatının teksir yoluyla çoğaltılması çalışmalarında büyük bir özveriyle yer alır. Hadis ve Siret alanında yaptığı çalışmalar için temel motivasyon kaynağı ise kendisinin belirttiği üzere Risale-i Nur külliyatıyla olan bu bağı olacaktır.

 

SORBONNE’DA SİRET TEZİ

İlahiyat fakültesinden mezun olan Canan, babasının ısrarı üzerine akademik eğitiminin devamı için yurtdışına çıkmaya karar verir. Hazırlıksız olarak gireceği sınavı bir tevafuk eseri kazanır. İmtihana girmeden önce baktığı tefsir kitaplarından çıkan sorular İbrahim Canan’a Sorbonne Üniversitesi’nin kapısını açar. 1967'de Fransa'ya giden Canan, Sorbonne Üniversitesi'nde daha sonra kitaplaşacak olan "Hz. Peygamber'in Tebliğ Metodları" başlıklı doktora tezini tamamlar ve 1971 yılında tekrar yurda döner.

HER ANI İLME ADANMIŞ BİR HAYAT

Prof. Dr. Canan öğretim görevlisi olarak ilk Erzurum İslami İlimler Fakültesi'nde çalışmaya başlar. Aynı fakülte çatısı altında Hadis Ana Bilim Dalı’na yönelerek 1978 yılında doçentliğini, 1989'da da profesörlüğünü tamamlar. Rasulullah'a Göre Okul ve Ailede Çocuk Terbiyesi adlı eseriyle 1979'da Türkiye Milli Kültür Vakfı Ödülü'nü alır. 1993–1996 yılları arasında ise akademik hayatına Harran Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde dekan olarak devam eder. İbrahim Canan'ın 1996–1997 yıllarındaki durağı ise Bakü Kafkas Üniversitesi olacaktır. 2 yıl süreyle burada rektör olarak görev yaptıktan sonra tekrar yurda döner. 1997–2008 yılları arasında Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde çalışır ve emekliye ayrılır. Hocanın bundan sonraki çalışma hayatı gönüllü olarak katıldığı yurtiçi ve yurtdışı konferanslar ile yoğunluk kazanır.

TEBLİĞ YOLUNDA GELEN ŞEHADET

14 Ekim 2009 Çarşamba günü, Yalova’da bir konferansa katılan ve sonrasında otobüsle İstanbul’a dönen İbrahim Canan daha evine ulaşmadan elim bir kaza geçirdi. Otobüste unuttuğu cep telefonunu almak için geri dönen hocaya bir servis minibüsü çarptı. Canan Hoca otobüs terminaline indikten sonra yaşadığı bir anlık dalgınlık sonucu yaşamını yitirdi. İlim hizmetleriyle geçen bir hayat adeta maksadına ulaşmış şekilde yine ilim ve tebliğ yolunda son buldu.

 

SONPEYGAMBER.İNFO HADİS VE SİRETE HİZMET ONUR ÖDÜLÜ

Prof. Dr. İbrahim Canan’ın aramızdan ayrılmasının ardından Sonpeygamber.info okurları büyük bir vefa örneği gösterdi.  Hayatını Hz. Peygamber’i anlatmaya adamış kimselere vefa duygularını dile getirmek amacıyla her yıl verilmesi planlanan “Hadis ve Sirete Hizmet Onur Ödülü” geçtiğimiz yıl portalımız okurlarının büyük bir çoğunluğunun oyuyla Canan’a layık görüldü. Prof. Dr. İbrahim Canan’ın ödülü, eşi Zarife Canan’a Eski Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu tarafından takdim edildi.

(Ödül törenindeki ilgili bölümü aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz.)

 

 

 

İBRAHİM CANAN’IN YARIM KALAN PROJELERİ

Merhum İbrahim Canan, son yıllarında iki proje üzerinde çalışmaktaydı. Ancak ne var ki uzun mesailer harcayarak hazırlıklarını sürdürdüğü projeleri hayata geçirmeye ömrü vefa etmedi. Canan’ın hayata geçirmek istediği projeler ise şunlardı:

“Aile Okulu”

Prof. Dr. İbrahim Canan, son zamanlarda hasar gördüğünü düşündüğü aile kurumunu ihya etmek amacıyla sertifika veren resmi bir “aile okulu” kurma projesi hazırlıyordu.  Hocaya ailenin çözülmesi toplumun çözülmesi demekti. Giderek ailevi bağlılıklarını yitiren, bunun yanında toplumsal çözülmeler yaşayan modern çağın insanı yalnızlaşıyor, bireylerin dâhil olduğu ailelerde çatlaklar büyüyordu.

“Tıbb-ı Nebevi – Fenn-i Nebevi Enstitüsü”

Canan’ın hayata geçirmek istediği bir diğer önemli proje “Tıbb-ı Nebevi - Fenn-i Nebevi Enstitüsü”nün kurulmasıydı. Bu enstitüyle ilmin ve fennin ötesinde hadislerdeki önemli bilgileri laboratuar ortamına inmesini ve üzerinde ilmî tahliller yapılmasını hedefliyordu. 25 yıl önce yakın arkadaşı Dr. Zeki Çıkman’ın tavsiyeleri üzerine uygulamaya başladığı sağlıklı yaşam prensiplerinin Sünnet ile paralel olduğunu yeni nesillere aktarmak istiyordu. Canan Hocanın bu konuda kişisel bir gayreti oldu. Alanında uzman birçok doktor ile toplantılar yapan hocanın planı, Dr. Zeki Çıkman’ın iki yıl önce bir trafik kazasında yaralanması sonucu sekteye uğradı.

 (Bu biyografi Sonpeygamber.info editörlerince hazırlanmıştır, izinsiz alıntılanamaz.)

  • alim, ilim, sorbonne, tebliğ, onur ödülü, yarım kalmış projeler
 

Yorumlar

 
Bu yazıya henüz yorum yapılmadı. İlk yorumu siz yapmak için tıklayın.