Sonpeygamber.info
Güncel
 

"Peygamberime Mektuplar"

ImageKutlu Doğum Haftası olarak, milâdî takvime denk gelen yıldönümlerinde de kutlanan Hz. Muhammed (sav)'in veladetinde, camilerde Mevlid okunması dışında da farklı etkinlikler düzenleniyor bir süredir. Sadece Türkiye topraklarındakiler değil, dünyanın pek çok farklı ülkesindeki Müslümanlar, hafta boyunca konferanslardan konserlere, ziyafetlerden Kur'æn okuma yarışmalarına, hatta spor müsabakalarına kadar çok sayıda etkinliklerle kutluyor Peygamber'in veladetini.

Dokunaklı Mektuplar

Bu etkinlikler içinde belki de en ilgi çekici olanı, ilk ve ortaöğretim kurumları öğrencilerine açık olan "Peygamber'e Mektup" yarışmaları. Son dört yıldır birçok farklı kuruluş tarafından düzenlenen bu yarışmalarda dereceye giren mektuplar kadar giremeyenler de merak konusu oluyor. Okuyanın kalbine gerçekten dokunansa, küçücük ellerden ve yüreklerden çıkan bu mektupların "klişelerden uzak ve kalpten yazılmış paragrafları" oluyor.
Babasının görevi nedeniyle Suudî Arabistan'ın Ravza kentinde büyürken, babasının vefatı üzerinde yedi yaşında Türkiye'ye dönen Muhammed Nebi Doğanay, kendisine ortaokul sıralarında birincilik kazandıran mektubunda şöyle yazıyor:

- "Benim adım Nebi, aynen seninki gibi. Bu ismi bana seni çok seven bir dostun koymuş.
Diğer adım da Muhammed, yine senin gibi. Bu ismi de canım babacığım koymuş. Buraya gelirken senin köyünde bıraktığımız babacığım...
Sana benzeyen bir yanım daha var. Ben de senin gibi babasız büyüyorum...
Ben çok şanslıyım, sen bize asla Yetimliğimizi hissettirmedin. Medine'den ayrıldığımızdan beri sanki sen hep yanıbaşımızdaymışsın gibi hissediyorum. Geceleri korkmadan güvenle uyuyorum hep.
Seni tanıdığım ve seni sevdiğim için Rabbime binlerce kez teşekkür ederim.
Babam senin köyünde kaldı... Biz babamın cenazesini gömerken abimin terlikleri babamın kabrine düştü ve orada kaldı. Ben o terlikleri çok kıskandım. Çünkü abimin terlikleri hep babamla kalacaktı.

Güneşim ve Babam Kaldı

Babamı son ziyaret edişimizde ben de kimse görmeden terliğimi babamın kabri üstüne gömüverdim. Şimdi benim terliğim de hep babamla kalacaktı...
Bir güneşimi, bir babamı, bir de terliklerimi bırakmıştım geride. Babam ve terliklerim hep oradaydı, gelemezlerdi. Ama güneşim hep yanımızdaydı...
Yetimlerin efendisi, yetimlerini hiç ışıksız bırakır mı? Dünyanın bir ucuna bile gitmiş olsaydık bizi bırakmayacağını biliyordum..."

- Sen çocukları çok severmişsin. Bir gün çocuklardan birinin kuşu ölmüş Medine'de; sen kalkıp ona baş sağlığına gitmişsin. "Kuşun ölmüş, ben de çok üzüldüm" demişsin o çocuğa. Sen geldin diye sevinmiş çocuk. Sen öylesine zengin bir yüreğin sahibi imişsin. Şimdi hangi büyük, bir çocuğun kuşu ölse ziyaret eder ki? Bunu sen düşünmüşsün. Seni görmeyi arzu edenlerin rüyasına da gelirmişsin. Ben de çok istedim ama henüz gelmedin. Bir gün benim de rüyama misafir olur, başımı okşar mısın? Beni de Hasan ve Hüseyin gibi dizine alır mısın?
Mehmet Ali Doğramacı - 2008 Mektup Yarışması 2.'lik Ödülü

Sana "gül" diyorlar. Ama sana "gül" demeye benim dilim varmıyor. Çünkü sen insanların halini görsen sanırım gülmez ağlardın. Ama sana "gül yüzlü" demekten kendimi alamıyorum. Seni çok seviyorum. İnsanların seni niye sevmediklerini ise bir türlü anlayamıyorum. Belki çok tuhafına gidecek ama bugün seni sevenleri bile sevmiyorlar. Sevgiden bahsediyorlar ama, sevginin kaynağından habersiz yaşıyorlar. Ama ben seni çok seviyorum.
Uzun zamandır sana bu mektubu yazmakla meşgulüm. Daha da fazla yazmak isterdim. Beni dinlemekten bıkmayacağını da biliyorum. Fakat senin daha okuyacak çok mektubun vardır. Dilerim hiçbir zaman mektupsuz kalmazsın. Şimdilik hoşça kal. Sana, bize hediye ettiğin herşey için ve beni dinlediğin için çok teşekkür ederim.
Hande Ünver - 2008 Mektup Yarışması 3.'lük Ödülü

- İyiliği emreden, en değerli varlığın insan olduğunu izah eden, gerçek insani duygularla ve İslam nuruyla hayatımızı aydınlatan bir peygamber... Sevmenin cennetten bir nefes almak olduğunu bana hissettiren bir peygamber, daha hangi güzelliği ifade etmelidir?..
Baştan aşağı şefkat... Baştan aşağı merhamet...
Baştan aşağı sonsuz nur...
Leyla Yoldaş - 2008 Kompozisyon Yarışması. 3.'lük Ödülü

- Senden öğrendim dostluğu, kardeşliği, kulluğu, senden öğrendim duayı, merhameti, senden öğrendim öğrenmeyi ve yine senden öğrendim, şu evrenin, muhteşem kâinatın basit bir tesadüften oluşmadığını. "Komşusu açken tok yatan bizden değildir" sözün, seni anlatmaya yeter, değil mi Efendim?.. Merhamet sahibiydin sen, mütevazıydın. Yolda yürürken üzerine kasten dökülen külün hesabını bile sormayandın. Aksine, dökülmediği bir gün; "Bugün üzerime kül dökmediniz, bir rahatsızlığınız mı var?" diyecek kadar incelik gösterdin.
Rukiye Arslan - 2004, Ayancık Anadolu Lisesi

- Aslında tüm insanlar seni örnek almalı, senin davranışlarını yapmalı, Allah'a ibadet ve kulluk etmeli. İbadetleri sayesinde hem senin o nur saçan yüzünü görecektir hem de inşallah cennete girecektir. Bizim Rabbimiz çok merhametli ve bağışlayıcıdır. Aslında sen tüm insanlara doğru yönü göstermek ve insanlara yardım etmek için dünyaya geldin ve görevini yaptın. Sen gelmeden önce insanlar putlara tapıyordu ve ondan sonra onları unutup başka putlar yapıyorlardı. Ama sen gelip insanlara doğru yolu gösterdin. Sen en merhametli insansın.
Abdullah Tekin - Çınar Koleji - 3/B

(Taraf)


 

Yorumlar

 
SAMET DELİCE
SAMET DELİCE13.02.2014

BU SİTE ÇOK GÜZEL ONDAN SİZİ ÇOK SEVİYORUM ALLAH YARDIMCINIZ OLSUN GÜLE GÜLE

13.02.2014

 

TURAN DELİCE
TURAN DELİCE13.02.2014

BU SİTE ÇOK GÜZEL

13.02.2014