Sonpeygamber.info
İslam
 

Hz. Adem

Hz. Adem, İslami kaynaklarda insanlığın atası olması sebebiyle ebü"l-beşer, Kur'ân-ı Kerim'de, Allah'ın seçkin kıldığı kişiler arasında sayılmış olduğundan safiyyullah unvanlarıyla anılmaktadır.


Image

Adem kelimesinin hangi dilden geldiği ve hangi kökten türemiş olduğu konusu Müslüman dilciler arasında tartışılmıştırAllah nezdinde -yaratılış bakımından- İsa'nın durumu Adem'e benzer; Allah onu topraktan yarattı; sonra ona 'ol' dedi ve oluverdi." denilerek bu iki peygamberin yaratılışlarındaki olağanüstü duruma işaret edilmiştir.

Kur'ân, sahih hadisler ve bunlara dayanan diğer güvenilir İslami kaynakların Hz. Adem hakkında verdiği bilgilerden çıkan sonuca göre Adem topraktan yaratılmıştır. Konuyla ilgili âyetlerden, bu yaratılışın belli bir gelişme seyri takip ettiği ve süresi bilinmemekle birlikte belli bir zaman içinde tamamlandığı sonucu da çıkarılabilir. Ancak bu gelişme hiçbir zaman, ilahî irade ve kudretin tesiri olmaksızın tabii bir tekamül şeklinde anlaşılmamalıdır. Bütün ilgili âyetlerde Adem'in yaratılması olayında Allah'ın irade ve kudretinin etkisine özellikle dikkat çekilmiştir. Ayrıca Adem'in herhangi bir başka canlıdan tekamül suretiyle değil, topraktan ve tamamıyla bağımsız bir canlı türün ilk atası, yeryüzünde öteki bütün canlı ve cansız varlıkların aksine, yükümlü ve sorumlu tutulan ve bunun için gerekli manevi, ahlaki, zihnî ve psikolojik kabiliyetlerle donatılmış bir varlık olarak yaratıldığı tartışmaya yer vermeyecek şekilde açıklanmıştır. Bu sebepledir ki insanın yaratılışının bu özel yanını bütünüyle reddederek onu bayağı canlılar seviyesine indiren teorileri İslam inançları ile bağdaştırmak mümkün değildir.

Kur'ân-ı Kerim'de Hz. Adem'le ilgili âyetlerde bu konu genellikle üç ayrı noktadan ele alınmıştır. Öncelikle Adem'in son derece önemsiz bir madde olan topraktan başlamak üzere bedeni ve ruhi yönleriyle tam ve kamil bir insan haline gelinceye kadar geçirdiği safhalardan söz edilir ve bu suretle Allah'ın kudretinin üstünlüğü vurgulanmış olur. İkinci olarak Adem'in varlık türleri arasındaki mevkiinin yüksekliğine işaret edilir.

Tevrat'ta Adem'in yeryüzünde, altıncı günde yerin toprağından yaratıldığı bildirilmekte, başka bilgi verilmemektedir. Apokrif kabul edilen Kitaplarda ise Adem'in, yaratılışın altıncı günü olan cuma gününün ilk saatinde Kudüs'te yaratıldığı nakledilmektedir. Yine Yahudiler Adem'in milattan önce 3761-3760'da yaratıldığını kabul ederler. Kur'ân-ı Kerim'de Hz. Adem'in hangi günde yaratıldığı belirtilmemekte, ancak hadislerde onun cuma günü yaratıldığı, o günde cennete konulduğu, yine cuma günü cennetten çıkarıldığı, aynı günde tövbesinin kabul edildiği ve yine bir cuma günü vefat ettiği haber verilmektedir.

Kur'ân-ı Kerim'de Hz. Adem'le ilgili âyetlerde bu konu genellikle üç ayrı noktadan ele alınmıştır. Öncelikle Adem'in son derece önemsiz bir madde olan topraktan başlamak üzere bedeni ve ruhi yönleriyle tam ve kamil bir insan haline gelinceye kadar geçirdiği safhalardan söz edilir ve bu suretle Allah'ın kudretinin üstünlüğü vurgulanmış olur. İkinci olarak Adem'in varlık türleri arasındaki mevkiinin yüksekliğine işaret edilir. Bu âyetlerde hem Adem'in hem de onun soyunun yeryüzünün halifeleri olduğu, Allah'ın kendilerine verdiği akli, zihnî, ahlaki vb. meziyetlerden, dolayısıyla hem Allah'a ibadet eden, hem de yeryüzünde Allah'ın hükümlerinin yerine getirilmesini sağlayan, ayrıca diğer birçok varlık türlerini kendi hizmetinde kullanabilen varlık olduğuna dikkat çekilir. Çeşitli âyetlerde Allah'ın emri uyarınca meleklerin Adem'e secde ettikleri bildirilmektedir. Buna göre Allah Adem'i meleklerden daha üstün ve onların saygısına layık bir mertebede yaratmıştır. Bu meziyet yalnız Adem'e münhasır olmayıp aynı zamanda bütün insanlığa şamil bir şereftir. Kur'ân'da başka vesilelerle de insanoğlunun bu meziyetine işaret edilmiştir (el-İsra 17/70: et-Tin 95/4). Kur'ân-ı Kerim'in Adem'le ilgili olarak ele aldığı üçüncü konu onun peygamberliğidir. Hz. Adem'in nebî veya rasûl olduğunu açık ve kesin olarak ifade eden âyet yoksa da yine Kur'ân'ın açıkladığına göre, "Adem rabbinden vahiy (kelimât) almıştır." (el-Bakara 2/37). Allah ona hitap etmiş, yükümlülük ve sorumluluğunu bildirmiştir (el-Bakara 2/33, 35; el-Araf 7/19; Taha 20/117). Başka bir âyette de Allah'ın Nuh, İbrahim hanedanı ve İmran hanedanı ile birlikte Adem'i de âlemlere üstün kıldığı belirtilmekte (Al-i İmran 3/33), böylece dolaylı olarak onun peygamber olduğuna işaret edilmektedir. Ahmed b. Hanbel'in Müsned'inde yer alan bir hadiste (V, 178, 179, 265), ilk peygamberin kim olduğu yolundaki bir soruya Hz. Peygamber'in "Adem'dir" karşılığını verdiği belirtilmektedir.

 

Yorumlar

 
Bu yazıya henüz yorum yapılmadı. İlk yorumu siz yapmak için tıklayın.